Öss Anneleri

PROJENİN ADI:
ÜNİVERSİTE GİRİŞ SINAVINA HAZIRLANAN ÖĞRENCİLERİN ANNELERİNE İLİŞKİN GENEL DEĞERLENDİRME: İstanbul’da bir Dershanede Yapılan Çalışma, 2008

PROJENİN YÜRÜTÜCÜLERİ
Belma T. AKŞİT, Prof. Dr.; T. C. Maltepe Üniversitesi, Fen ve Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi; İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü

Bahattin AKŞİT, Prof. Dr.; T. C. Maltepe Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi

Nermin ÇELEN, Prof. Dr.; T. C. Maltepe Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Dekanı

PROJENİN ÖZETİ:

SUNUŞ

Üniversite sınavlarına hazırlanmakta olan öğrencilerin annelerinin, bu dönemde yaşadıkları problemlerin ortaya konulması amacı ile yapılan bu araştırmanın verileri, T. C. Maltepe Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından Final Dergisi Dershanesi’nin Kadıköy, Maltepe ve Ümraniye şubelerinde, 416 anneden bilgi alınarak toplanmıştır.  

Son derece sınırlı olan bu verilerin İstanbul ya da Türkiye için genellenemeyeceği açıktır. Bununla birlikte, yapılan bu çalışmanın sonuçları, daha sonraki adımlar için önemli ipuçlarını barındırmakta ve tartışma zemini oluşturmaktadır.  

1 Mart–30 Nisan 2008 tarihleri arasında yapılan araştırmanın sonuçları aşağıda kısaca özetlenmektedir.

Aileye ilişkin genel özellikler:

-    Ailelerin hemen hepsi çekirdek aile ve yaşayan kişi sayısı 4 ve altındadır.
-    Annelerin yaşları 33–62, babaların yaşları 37–68 yaşları arasında değişmektedir. Eğitim düzeylerine bakıldığında, üniversite ve üstü eğitim alan annelerin oranı %25, babaların oranı %38’dir. Annelerin % 37’si çalışmaktadır. Babaların % 54’ü profesyonel bir işte çalışmaktadır. 
-    Otomobili olanların oranı % 67’dir. Bu oran bilgisayar için % 92, bulaşık makinesi için % 92, çamaşır makinesi için 99, kamera için % 23 ve plazma TV için % 23’tür. Yüzde 75’inin oturduğu ev kendisine aittir. Bunların hepsi dikkate alınarak hesaplanan varsıllık puanı,  1–3 puan için %15, 4–5 puan için % 49 ve 6–7 puan için 36 bulunmuştur.

Öğrencilerin özellikleri:

-    Öğrencilerin % 37’si erkek, % 63’ü kız olup ÖSS Sınavına 2008 yılında girecek olan öğrencilerin yarısı ilk defa, % 36’sı ikinci defa ve % 14’ü de üç ya da daha fazla sayıda girmiş olacaktır.
-    Fen-matematik ve Türkçe-matematik branşları ön sırayı almaktadır. Adayların dörtte biri, mühendislik alanlarında eğitim görmek istemektedirler. Tıp ve hukuk alanlarını, sırasıyla rehberlik/psikoloji, işletme/iktisat, eğitim/öğretmenlik ve iletişim izlemektedir. Annelerce doldurulan anketlerden yüzde on kadarında, bu soruda herhangi bir tercihin belirtilmemiş olması ilginçtir. Dörtte üçü İstanbul’daki bir üniversiteyi tercih edeceklerini bildirmişlerdir. 
-    İlk tercih olarak vakıf üniversitesini seçeceklerini belirten annelerin oranı, yalnızca, % 3,8’tür. Üniversite adayının cinsiyeti kız olduğu zaman vakıf üniversitesi tercih oranı artmaktadır. Anne ve babanın yaşları arttıkça, vakıf üniversitesi tercih oranı yükselmektedir. 
-    Çocuğunun çalışmasına, annelerin yarıdan biraz azı 7 ve altında puan verirken yarıdan fazlası, 8 ve üzerinde puan vermiştir.

Tercih listesi hazırlamaya ilişkin eğilimler:

Tercih listesi hazırlama aşamasında, annelerin yaklaşımlarının ne olacağı bazı önermelerle ölçülmeye çalışılmıştır:
-    “Devam etmekte olduğu dershanenin önerilerini dikkate alacağım.” ve “Çocuğumun yeteneklerini göz önüne alacağım.” önermelerine “evet” yanıtını verenler, yüzde doksanı geçmektedir.  
-    Çocuğumun gözde mesleklerden birine sahip olması için çaba göstereceğim.” önermesine annelerin yarısından fazlası “evet” demişlerdir. Ancak, gözde meslekler hakkında düşünceleri sorulduğunda, yeterli bilgiye sahip olmadıkları anlaşılmaktadır. Evde yaşayan kişi sayısı arttıkça gözde mesleklere olan ilgi de artmaktadır.
-    “Çocuğumu yönlendirmek üzere, çağın gereği yeni meslekleri tanımaya çalışacağım.” önermesine verilen evet yanıtları da oldukça yüksek bir oranda çıkmıştır. Gözde meslekler gibi, burada da çağın gereği yeni meslekler konusunda çok bilgi sahibi olunmadığı ortaya çıkmıştır. Varsıllık puanı arttıkça, yeni mesleklere olan ilgi de artmaktadır.

Üniversiteye giriş sınavına hazırlık sürecinde annelerin yaşadıkları endişe:

-    Kalp atışlarının artması, sık sık sinirlenme, çaresiz hissetme, tansiyonun yükselmesi, vb. gibi konularda evet yanıtları oldukça yüksek çıkmaktadır. Tek tek önermeleri dikkate almak yerine, toplam endişe puanı hesaplanması yönüne gidilmiştir. Puanlar, Endişesi olmayanlar, Biraz endişeli olanlar, Orta derecede endişeli olanlar ve Endişeli olanlar şeklinde gruplandırıldığında, neredeyse her bir gruba eşit dağılmakta olduğu görülmüştür.  
-    Annelerin üniversite sınavına hazırlık döneminde yaşadıkları endişeye yönelik olarak geliştirilen toplam endişe puanının varsıllık puanı ile olan ilişki, istatistikî açıdan önemli bulunmuştur. Sosyo-ekonomik statünün göstergelerinden biri olan varsıllık puanı arttıkça, annenin toplam endişe puanı düşmektedir.

Çocuğu sınavı kazanırsa annenin neler hissedeceği:

-    Annelerin % 80’i, çocuğu sınavı kazanırsa, kendisinin endişelerinin de azalacağını düşünmektedir. 
-    Annelerin üniversite sınavı kazanıldıktan sonra yaşanabilecek endişe olarak “Çocuğumun başına ya bir şey gelirse!” önermesine verdikleri yanıtlarla şu değişkenler arasında istatistikî açıdan önemli ilişkiler bulunmuştur. Hane büyüklüğü -yani evde yaşayanların sayısı arttıkça, öğrencinin cinsiyeti kız olunca, annenin eğitimi azaldıkça ve yaşı arttıkça, anne çalışmıyorsa ve öğrencinin sınava giriş sayısı arttıkça bu endişe de artmaktadır.

Çocuğu sınavı kazanamazsa annenin neler hissedeceği:

-    Kazanamazsa, ilk tepki olarak üzülme çıkmakta; kendisinin üzülmesi ya da çocuğunun üzülmesine üzülmesi gibi ifadeler bulunmaktadır. Önemli bir çoğunluk gelecek için kaygı duymaktadır. Çocuk için psikolojik destek arama oranı, annenin kendisi için destek arama oranından daha fazladır. 
-    Bu bölümdeki önermelerle yapılan faktör analizinde ortaya çıkan faktörler şunlardır: 1. Cezalandırma faktörü: Bu faktörle, “İstediği şeylerden mahrum bırakarak çocuğunu cezalandırır.”, “İletişimini keserek çocuğunu cezalandırır.”, “Fiziksel şiddet uygulayarak çocuğu cezalandırır.” gibi önermeler yüksek katsayı ile ilişkilenmiştir. “Çocuğun üzülmesine üzülür.” önermesinin bu faktörle negatif olarak ilişkilenmesi dikkat çekmektedir. 2. Öfke, kıskanma ve utanma faktörü: ”Sınav sistemini geliştirenlere öfke duyar.” “Dershane öğretmenlerine öfke duyar.” “Yakınları-arkadaşlarıyla durumu paylaşmaz.” “Kazanan çocukların ailelerini kıskanır.” ve “Başka ülkelerde şansını dener.” önermeleri, bu faktörle yüksek katsayı ile ilişkilenmiş ve ona anlam vermiştir. 3. Psikolojik destek arama faktörü: “Çocuğu için psikolojik destek arar.” ve “Kendisi için psikolojik destek arar.” önermeleri bu faktörü oluşturmuştur. 4. Üzülme ve çalışma sistemini beğenmeme faktörü: “Üzülür.”, “Çocuğunun yeterince çalışmadığını düşünür.” ve “Çalışma sistemini değiştirir.” önermeleri de, bu faktörün belirleyicileri olarak ortaya çıkmıştır. 5. Dua etme ya da dershane değiştirme faktörü: Bu faktörde, “Dua etme gibi yolları dener.” önermesinin pozitif olarak, “Dershanesini değiştirir.” önermesinin de negatif olarak ilişkilenmesi ilginçtir. Bu durum, ya dua ederek manevi dünyaya sığınma ya da dershane değiştirerek pratik bir çözüm arama seçeneklerinin birbirleri ile ters orantılı olduğunu göstermektedir.

Bu süreçte annelerin yaşadığı en büyük sorun ve destek arama:

-    Annelerin dörtte biri fazla sorununun olmadığını ifade etmektedir. Yüzde otuz beşten fazlası ise, “Çocuk başarısız olursa, diye endişeleniyorum.” ve “Stres ve psikolojik baskı yaşıyorum.” demektedir. “Çocuğun çalışma düzeni ve motivasyonu yeterli değil.” Diyenler % 17, “Çocuğuma yardımcı olamıyorum, zaman ayıramıyorum, yeterince iletişim kuramıyorum.” diyenler % 12 civarındadır. 
-    Çocuğunun üniversite giriş sınavına hazırlanmakta olduğu bu dönemde, annelerin hepsine bu konularda uzman kişilerin yardımcı olmasını isteyip istemediği sorulmuştur. Bu soruyu yanıtlayan annelerin neredeyse dörtte üçü bu anlamdaki bir yardımı isteyeceğini belirtmiştir. Beşte biri desteğin nasıl olabileceğine ilişkin fikir sahibi değildir. Yarısı dershanede rehber öğretmenden yardım almak istediğini, diğerleri de birebir ya da seminer şeklinde eğitimi tercih ettiğini belirtmiştir.
-    Annelerin endişe puanı arttıkça, uzman yardımı isteme eğilimi de artmaktadır. İstatistikî olarak anlamlı olmamakla birlikte, varsıllık puanı, annenin yaşı ve çocuğun çalışmasına verilen puan arttıkça uzman yardımı istememe eğilimi ortaya çıkmaktadır. Annenin eğitimi, evdeki kişi sayısı arttıkça ve öğrencinin cinsiyeti kız ve anne çalışıyor ise, uzman yardımı isteme eğilimi artmaktadır.

Araştırman süreci ve sonuçlar dikkate alındığında aşağıdaki öneriler ortaya çıkmaktadır:

1.    Bu konuda daha büyük/temsil edici örneklemle ve farklı dershanelerde araştırmaların yapılması yararlı olacaktır. Ayrıca, annelerin bir kısmının rehber öğretmenlerle görüşme yapmaktan kaçınması, bu anlamdaki araştırmaların, rehber öğretmenler-dershane kanalından farklı bir kanalla yapılması gereğini akla getirmektedir. Niceliksel veri toplama, mutlaka niteliksel yaklaşımlarla da desteklenmelidir. Önemli bir diğer nokta da, bu araştırmaların annelerle sınırlı bırakılmamasıdır. Babalarla ve öğrencilerle de yapılmalıdır.

2.    Bilgi ve enformatiğe yeni ekonomik sistem göz önüne alındığında, bilgi, beceri ve mesleklerin hızla değiştiği ve çalışma yaşamları boyunca kişilerin birçok farklı işte çalıştıkları gözlemlenmektedir. Öğrencilerin ve ailelerinin bu anlamda olası yeni alanlara/mesleklere açık olmaları önemlidir. Bu yönde bilgilendirilmelidirler

3.    Endişe azaltıcı programlar geliştirilirken özellikle endişeli, eğitimi düşük ve fakir, çalışan annelerle kız annelerine yoğunlaşılmalıdır.

ARAŞTIRMA :

Araştırman süreci ve sonuçlar dikkate alındığında aşağıdaki öneriler ortaya çıkmaktadır:

1.    Bu konuda daha büyük/temsil edici örneklemle ve farklı dershanelerde araştırmaların yapılması yararlı olacaktır. Ayrıca, annelerin bir kısmının rehber öğretmenlerle görüşme yapmaktan kaçınması, bu anlamdaki araştırmaların, rehber öğretmenler-dershane kanalından farklı bir kanalla yapılması gereğini akla getirmektedir. Niceliksel veri toplama, mutlaka niteliksel yaklaşımlarla da desteklenmelidir. Önemli bir diğer nokta da, bu araştırmaların annelerle sınırlı bırakılmamasıdır. Babalarla ve öğrencilerle de yapılmalıdır.

2.    Bilgi ve enformatiğe yeni ekonomik sistem göz önüne alındığında, bilgi, beceri ve mesleklerin hızla değiştiği ve çalışma yaşamları boyunca kişilerin birçok farklı işte çalıştıkları gözlemlenmektedir. Öğrencilerin ve ailelerinin bu anlamda olası yeni alanlara/mesleklere açık olmaları önemlidir. Bu yönde bilgilendirilmelidirler

3.    Endişe azaltıcı programlar geliştirilirken özellikle endişeli, eğitimi düşük ve fakir, çalışan annelerle kız annelerine yoğunlaşılmalıdır. 

RAPOR : 
 

GİRİŞ

Ülkemizde üniversite sınavlarına hazırlanmakta olan öğrencilerin bu dönemde yaşadıkları problemler ve bunların öğrencilerin geleceklerinin belirlenmesindeki önemli etkileri, yıllardır yapılan birçok araştırmaya konu olmuştur. Hiç kuşkusuz bu dönem, üniversite adayının yakın çevresinde bulunan aile üyelerini de, az ya da çok etkilemektedir. Özellikle annenin, bu konuda çocuğunun başarılı olması için elinden geleni yapmakta olduğu ve bu durumdan önemli ölçüde etkilendiği gözlemlenmektedir. Bununla birlikte, bugüne değin anne ile ilgili çalışmalar pek fazla göze çarpmamaktadır. Oysa annenin içinde bulunduğu sosyal, kültürel ve ekonomik koşulların ve kimi zaman bunlara bağlı olarak ortaya çıkan fiziksel ve ruhsal problemlerin doğru olarak belirlenmesi önemlidir. Elbette, yalnızca durumun tespiti aşamasında kalınmayıp bu koşulların gerektirdiği yardımın verilmesi de gerekmektedir. Böylece, anneye zamanında uzmanlarca verilecek yardım, yalnızca annenin yararına değil, üniversite adayının ve ailenin diğer fertlerinin de yararına olacaktır. Uzun erimde düşünüldüğünde ise, topluma olan yararı da açıktır.  

Bu çalışmanın hedefleri ve aşamaları şunlardır:
1.    Çocuğu üniversite giriş sınavlarına hazırlanan ve bu amaçla Final Dergisi Dershanesi’ne gitmekte olan annelerin içinde bulunduğu sosyal, kültürel ve ekonomik koşulların ve fiziksel ve ruhsal problemlerin belirlenmesi;
2.    T. C. Maltepe Üniversitesi (MÜ) ve Final Dergisi Dershanesi (FDD) yetkililerinin problemlerin çözümüne ve annelere yardıma yönelik program geliştirmesi ve 
3.    Destek programının uygulanması.

Sunulan bu raporun amacı, yalnızca ilk aşamanın -yani yapılan araştırmanın- sonuçlarını ortaya koymak ve tartışmaya açmaktır.

İLGİLİ ÇALIŞMALAR  

Yukarıda da değinildiği gibi, Türkiye’de üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin anneleri ile ilgili çalışmalar pek fazla yoktur. Bununla birlikte, öğrencilere ilişkin araştırmalar yapılmaktadır. Bunların önemlilerinden biri, Prof. Dr. İsa EŞME ve arkadaşlarınca gerçekleştirilen ve 2004 Mayıs ayında Maltepe Üniversitesince basılan “Eğitim Araştırması: Öğrenciler Eğitim için ne Düşünüyor?” başlıklı araştırmadır (Eşme ve arkadaşları, 2004). Aralarında Final Dergisi Dershanesi’nin de bulunduğu 13 dershanenin yirmi ilde bulunan şubelerine devam etmekte olan yaklaşık 2500 öğrenciye doldurtulan anketlerle sağlanan veriler değerlendirildiğinde, anılan bu araştırmanın çarpıcı sonuçları ortaya çıkmaktadır:
 
•    Çalışmaya katılan öğrencilerin % 91’i eğitim sisteminden memnun değildir.
•    Başaramama endişesi ve aileyi hayal kırıklığına uğratma korkusu, yüzde seksenin üstündedir.
•    Hayattan yeterince zevk aldığını ifade edenler, öğrencilerin yalnızca dörtte birini oluşturmaktadır.
•    Meslek seçme eğilimleri ile ilgili konularda soru sorulduğunda, seçeceği alan hakkında yeterince bilgiye sahip olduğunu ifade edenlerin oranı % 40 olup üniversite hakkında yeterince bilgiye sahip olduğunu düşünenlerin oranı  % 25’dir.
•    Meslek seçme konusunda, dörtte biri ailelerinin “hiç”, dörtte biri ise “çok” etkili olduğunu düşünmektedir. Öte yandan % 56’sı, öğretmenlerin bu konuda hiç etkisinin olmadığını belirtmektedirler.
•    Meslek seçim kriterleri sorulduğunda, % 96’sı mezuniyet sonrası iş olanağı, % 92’si ekonomik yönden avantajlı olmasının önemini vurgulamaktadırlar. Kendisinin ilgi duymasının önemli olduğu da, % 72’lik bir oranla ifade edilmektedir.

Üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin annelerine yönelik bu araştırma toplumumuza has bir özellik taşımaktadır. “Geleneksel aile yapısı”ndan “duygusal bağımlı ama özerkliğe değer veren aile yapısı”na geçiş döneminde, batı toplumundan farklı özellikler göstermektedir (Kağıtçıbaşı 1996). Yapılan çalışmalar (Çelen ve arkadaşları 2006) gençlerde bireyselliğin ve özerklik anlayışının eskiye oranla arttığını (İmamoğlu 1997)  gösterse de, Batı standartlarına ulaşılmadığı açıktır. Özerkliğin göstergesi olarak değerlendirilen “çatışma yaşanması”, Hollanda, İngiltere ve İtalya örneklerine göre ülkemizde daha azdır (Çelen ve arkadaşları 1998). Batı toplumlarında çocuğun mesleki yönlendirmesi kendi ve rehber öğretmenleri arasında gerçekleşmekte, aile üyeleri Türkiye’de olduğu kadar bu sürece müdahil olmamaktadır. Ayrıca dershane anlayışı veya desteği sadece bizim toplumumuzda gerçekleşen bir olgudur. Çocuk yetiştirme tutumları geleneksel aile stili olması bile demokratik ailenin psikolojik involvement (dahil olma) boyutunu sergilemektedir (Çelen 2006, Steinberg ve arkadaşları 1997). 

Bazı annelerin gençle birlikte dershane kapılarında olması ve gençlerin amaçlarını kendi amaçları olarak değerlendirmesi ise, gencin ego kimliğini ailenin ipoteğinden kurtaramadığının göstergesidir. Bazı ergenlerin narsist (özsever) yapısı da bu duruma yol açmaktadır (Çelen 2007).

METODOLOJİ

Projeyi destekleyen kurumlar: 
T. C. Maltepe Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi ve
Final Dergisi Dershanesi

Araştırmanın yapıldığı kurumlar: 
Final Dergisi Dershanesi Kadıköy, Maltepe ve Ümraniye Şubeleri

Araştırma verilerinin toplanması ve değerlendirilmesi ile ilgili bilgi:
Başlangıçta, araştırmanın verilerinin FDD Kadıköy, Maltepe ve Ümraniye Şubelerinde, rehber öğretmenler  tarafından, annelerle yüz yüze görüşülerek toplanması planlanmıştır. Görüşmelerden ancak  % 28,8’i planlandığı gibi yapılabilmiş olup annelerin yarısı (% 49.3) anketi evde kendi kendine yanıtlamayı tercih etmiş bulunmaktadır. Bu konuda beşte biri ile ilgili bilgi de bulunmamaktadır. Bazıları eksik olmakla birlikte, 416 anket yanıtlanmıştır. Öte yandan, her bir şubede iki yüzer anne ile görüşülmesi planlanmış olup bunun ancak yüzde yetmişine ulaşılabilmiştir.

Görüşmelerde, ekte sunulan ve ön testle son halini alan anket formu kullanılmıştır. Veri toplanmaya başlanmadan önce, veri toplayacak olan rehber öğretmenler proje grubu tarafından görüşme akışı ve içeriği hakkında eğitilmişlerdir.

1 Mart–30 Nisan 2008 tarihleri arasında toplanan araştırma verileri, profesyonel bir kişi tarafından SPSS programına girilmiş ve daha sonra da, proje ekibi tarafından yine SPSS programında istatistiksel analizleri yapılarak yorumlanmış ve rapor haline getirilmiştir.

Araştırma sırasında karşılaşılan güçlükler, sınırlılıklar, etik sorunlar ve çözüm yolları:
Planlanan projenin gerçekleştirilmesinde karşılaşılan güçlükler, araştırma ile ilgili olanlar ve uygulama ile ilgili olanlar olmak üzere iki ana grupta toplanabilmektedir:

Araştırma ile ilgili olanlar:
1.    Araştırmaya katılım oranı beklenenden düşüktür ve toplanan veriler tüm evreni temsil etmemektedir. Bununla birlikte, araştırmanın bulguları, İstanbul’da üniversite sınavına giren öğrencilerin anneleri hakkında önemli ipuçları vermektedir. Ancak bu bulguların, ne tüm İstanbul için ne de Türkiye için genellemeler yapmaya elverişli olmadığı hatırda tutulmalıdır.

2.    Görüşmeler planlanan şekilde ve sayıda yapılamamıştır. Bunun nedenlerinden biri, annelerin anket görüşmesine katılım yönünden isteksiz oluşudur ki, bunun da nedenleri şunlar olabilir: Annelerin, rehber öğretmenle çocuğuna ve kendisine ilişkin her şeyi açıkça yüz yüze konuşmaktan ya da yazmaktan çekinmesi ve/veya bu tür çalışmalara alışkın olmaması, vb. gibi. Bunu aşmanın yolu, verilerin, dershane dışındaki araştırmacılar tarafından ve niteliksel araştırma yöntemleri kullanılarak toplanmasıdır. Bir diğer konu, anket formlarının tam olarak doldurulmasının sağlanamamış olmasıdır. Bundan sonra yapılacak çalışmalarda, bu konuda yapılacak eğitimlerde daha vurgulayıcı olunmalıdır.

Uygulama ile ilgili olanlar:
Giriş bölümünde de belirtildiği gibi, bu projenin ilk aşaması olan araştırmadan sonra, “MÜ ve FDD yetkililerinin problemlerin çözümüne ve annelere yardıma yönelik program geliştirmesi” ile “Destek programının uygulanması” aşamaları planlanmıştır. Ancak, 2008 yılında sınava girecek öğrenciler ve annelerine yönelik bu anlamdaki bir çalışmanın yapılabilmesi için zaman kalmamıştır. Yapılan bu araştırmanın sonuçlarının, Eylül 2008 tarihinde, yeni bir grupla destek programına dönüştürülmesi hedeflenmektedir.

BULGULAR
Bu bölümde sırasıyla aşağıdaki bulgulara yer verilmekte ve bağımlı değişkenler, bazı bağımsız değişkenlerle açıklanmaya çalışılmaktadır.

I.    Araştırmaya katılan annelerin ve ailelerinin özellikleri,
II.    Annelerinden bilgi alınan öğrencilere ilişkin bulgular,
III.    Üniversite/fakülte/bölüm tercih listesi hazırlamaya ilişkin bulgular,
IV.    Annenin bu süreci nasıl yaşadığına ilişkin bulgular,
V.    Çocuk üniversiteyi kazanırsa, annenin duygularının nasıl olacağına ilişkin bulgular,
VI.    Çocuk üniversiteyi kazanamazsa, bir annenin duygularının nasıl olacağına ilişkin bulgular, 
VII.    Yaşanan sorunlar ve anneye destek olabilecek mekanizmalarla ilgili bulgular

I.    ARAŞTIRMAYA KATILAN ANNELERİN VE AİLELERİNİN ÖZELLİKLERİ

Aşağıda, anketi yanıtlayan annelerin ve ailelerinin özellikleri özetlenmektedir:

Tablo 1: Araştırmaya katılan anneler ve ailelere ilişkin özellikler (ÖZET TABLO, N: 416) (İstanbul, 2008)
Özellik    Yüzde Dağılımı        Özellik    Yüzde Dağılımı
Evde yaşayan kişi sayısı (Belirten 411 kişi):              2-3 kişi
4 kişi
5-7 kişi    
30.7
52.3
17.0        Aile tipi (Belirten 416 kişi) (416 kişi):                        
                               Çekirdek aile
                               Geniş aile    

97.6
  2.4
Annenin yaşı (Belirten 384kişi)
33–44 arası
45–49 arası
50–62 arası    
51.0
31.8
17.2        Babanın yaşı (Belirten 344 kişi) 
37–44 arası
45–49 arası
50–68 arası    
23.8
34.9
41.3
Annenin eğitimi (Belirten 395 kişi) 
Ortaokul mezunu ve altı
Lise mezunu
Üniversite ve üstü    

34.7
40.8
24.6        Babanın eğitimi (Belirten 354 kişi)

Ortaokul mezunu ve altı
Lise mezunu
Üniversite ve üstü    

24.0
38.4
37.6
Annenin çalışma durumu (Belirten 388 kişi)
Çalışıyor
Çalışmıyor     

36.9
63.1        Babanın çalışma durumu (Belirten 347 kişi) 
Profesyonel işlerde çalışanlar
Diğer    

53.6
46.4

Tablodan da görüldüğü gibi, 4 ve daha az kişiden oluşan aileler çoğunluktadır ve hemen hemen bütün aileler çekirdek aile özelliğini taşımaktadır (Grafik 3).

Anne ve baba yaşlarına bakıldığında, karı-koca arasında Türkiye ortalamalarına uygun bir yaş farklılığı görülmektedir. Eğitim düzeyi açısından değerlendirildiğinde ise, lise mezunu olan anne ve babalar hemen hemen aynı orandadır (Tablo 1 ve Grafik 1 ve 2). Fark, “ortaokul mezunu ve altı” ile “üniversite ve üstü” gruplarında anneler aleyhine dikkat çekmektedir.
 
Grafik 1. Annenin eğitimi (İstanbul, 2008)

 
Grafik 2. Babanın eğitimi  (İstanbul, 2008)

Annelerin neredeyse % 65’i çalışmamaktadır. Çalışanlarınsa, yaptıkları işlerin çok çeşitli olduğu görülmüştür. Sırasıyla, öğretmen, memur, serbest meslek, bankacı, vb. gibi işler ifade edilmiştir. Babaların yaptıkları işler de büyük farklılıklar göstermektedir. Sırasıyla, serbest meslek, mühendis, yönetici/müdür, teknisyen, bankacı, memur, öğretmen, şoför, gibi işler öne çıkmaktadır.
 
Grafik 3. Evde yaşayan kişi sayısı  (İstanbul, 2008)

Tablo 2’de, ailelerin sosyo-ekonomik durumlarına ilişkin bilgilere yer verilmektedir:

Tablo 2: Araştırmaya katılan annelerin sahip olunan eşyaya ilişkin verdikleri bilgiler (ÖZET TABLO, N: 416) (İstanbul, 2008)
Sahip olunan eşya/ ev    Yüzde Dağılımı        Sahip olunan eşya    Yüzde Dağılımı
Otomobil var. (Belirten 415 kişi)    66.5        Plazma TV var. (Belirten 415 kişi)    22.9
Bilgisayar var. (Belirten 414 kişi)    92.0        Kamera var. (Belirten 388 kişi)    50.4
Bulaşık makinesi var. (Belirten 415 kişi)    91.8        Çamaşır makinesi var. (Belirten 415 kişi)    99.3
Oturulan ev kendilerinin (Belirten 415 kişi)    74.5        Varsıllık Puanı 
1–3 puan arası
4–5 puan arası
      6–7 puan arası    
14.5
49.2
36.3

Yukarıdaki tablodan ve Grafik 4’ten görüldüğü gibi, öğrencilerin ailelerinin varsıllık durumu, Türkiye ortalamasının üstünde olmakla birlikte, daha yüksek puan alanlara doğru bir yığılma gözlemlenmektedir. 
 
Grafik 4. Varsıllık puanı dağılımı (İstanbul, 2008)

II.    ÖĞRENCİLERE İLİŞKİN BULGULAR

Anketi dolduranların yaklaşık % 50’si Kadıköy, % 26’sı Maltepe ve % 14’ü Ümraniye şubelerine devam etmekte olan FDD öğrencilerinin anneleri olup % 10 kadarı şubeyi belirtmemiştir (Grafik 5). 
 
                                                                  
Grafik 5. Öğrencilerin devam ettikleri şubeler (İstanbul, 2008)

Yüzde 37’si erkek, % 63’ü kız olan öğrencilerle ilgili diğer bulgular aşağıdaki tabloda özetlenmektedir.

Tablo 3: Araştırmaya katılan annelerin çocuklarının (öğrencilerin) özellikleri (ÖZET TABLO, N: 416) (İstanbul, 2008)
Özellik    Yüzde Dağılımı        Özellik    Yüzde Dağılımı
Branşı (Belirten 416 kişi)
Fen-matematik
Sosyal
Dil
Türkçe-matematik
            Meslek Lisesi    
47.4
8.2
0.2
37.5
6.7        Daha önce bu sınava kaç kez girdiği (Belirten 416 kişi)
Hiç girmedi
Bir kez
İki ve daha fazla    

50.2
36.1
13.7
Üniversite tercihi (Belirten 367 kişi)
İstanbul Üniversitesi
Marmara Üniversitesi
İTÜ
Boğaziçi Üniversitesi
Ege Üniversitesi
ODTÜ
Hacettepe Üniversitesi
Yıldız Teknik Üniversitesi
Anadolu Üniversitesi
Gazi Üniversitesi
Diğer-Devlet Üniversiteleri
Vakıf Üniversiteleri    

28.3
16.6
15.5
13.1
3.0
2.7
2.5
1.9
1.9
1.9
8.7
3.8        İlk tercih edilen bölüm (Belirten 382 kişi):
Mühendislik, bilgisayar, elektrik-
         elektronik
Tıp
Hukuk
Rehberlik, psikoloji
İşletme, iktisat 
Eğitim, öğretmenlik
İletişim
Mimarlık, iç mimarlık, grafik tasarım
Eczacılık, diş hekimliği
Uluslar arası ilişkiler, kamu yönetimi
Çocuk gelişimi
Sosyoloji, tarih, felsefe
Diğer    

24.9

14.7
10.5
8.1
7.9
7.1
5.8
5.0
3.9
3.7
2.4
2.1
4.2
Şehir tercihi (Belirten 397 kişi)
                             İstanbul
                             Ankara
                             İzmir
                             Diğer
    
80.4
8.8
4.0
6.8
        Annenin çocuğun çalışmasına verdiği puan (Belirten 396 kişi) 
0–6 puan
7 puan
8 puan
9 -10 puan    

24.0
21.0
24.7
30.3

Tablo 3’de görüldüğü gibi, ÖSS Sınavına 2008 yılında girecek olan öğrencilerin % 50’si ilk defa, % 36’sı ikinci defa ve % 14’ü de üç ya da daha fazla sayıda girmiş olacaktır.  

Fen-matematik ve Türkçe-matematik branşları ön sırayı almaktadır. Bölüm tercihleri de bu bulguya paralel olarak ifade edilmiştir. Adayların dörtte biri, mühendislik alanlarında eğitim görmek istemektedirler. Tıp ve hukuk alanlarını, sırasıyla rehberlik/psikoloji, işletme/iktisat, eğitim/öğretmenlik ve iletişim izlemektedir. Burada ilginç olan bir başka nokta da, doldurulan anketlerden % 10 kadarının, bu soruda herhangi bir tercihin belirtilmemiş olmasıdır. İkinci ve ikinci tercihlerde, cevapsız oranları çok artmakta ve bu eğilim farklılaşmamaktadır.

Üniversite ve şehir tercihleri de birbirleri ile uyumludur. Dörtte üçü İstanbul’daki bir üniversiteyi tercih edeceklerini bildirmişlerdir. İlk tercih olarak yalnızca, % 3,8 oranında vakıf üniversitesi dile getirilmiştir.

Vakıf/devlet üniversitesi tercihi, öğrencinin cinsiyeti, annenin yaşı ve eğitimi, babanın yaşı ve eğitimi ve çocuğun üniversite giriş sınavına girme sayısı ile ilişkilendirilmeye çalışılmıştır.  Vakıf üniversitelerini tercih edenlerin sayısı az olduğu için ilişkiler istatistikî olarak anlamlı çıkmamakla birlikte, eğilimler hakkında ipuçları verebilen tablolar aşağıda sunulmaktadır (Tablo 4–9):
Aşağıda görüldüğü gibi, üniversite adayının cinsiyeti kız olduğu zaman vakıf üniversitesi tercih oranı artmaktadır (Tablo 4). Anne (Tablo 5) ve baba (Tablo 6) yaşları dikkate alındığında, her ikisinde de, yaşlar arttıkça, vakıf üniversitesi tercih oranı yükselmektedir.

Tablo 4: Öğrencinin cinsiyeti ile devlet/vakıf üniversite tercihi arasındaki ilişki (İstanbul, 2008)    
 
 
 
     DEVLET Mİ YOKSA VAKIF ÜNİVERSİTESİ Mİ TERCİH EDİLİYOR?
    Devlet    Vakıf    Toplam 
OGRENCİNİN CİNSİYETİ
 
 
     Erkek
     Sayı    128    3    131
        %    97,7%    2,3%    100,0%
    Kız
     Sayı    207    11    218
        %    95,0%    5,0%    100,0%
     Toplam    Sayı    335    14    349
        %    96,0%    4,0%    100,0%
 Ki Kare= 1,614           P=0.2         Gamma= 0.39

Tablo 5: Annenin yaşı ile devlet/vakıf üniversite tercihi arasındaki ilişki (İstanbul, 2008)
 
 
     DEVLET Mİ YOKSA VAKIF ÜNİVERSİTESİ Mİ TERCİH EDİLİYOR?
    Devlet    Vakıf     Toplam
ANNENİN YAŞI

    33–44 arası    Sayı    166    5    171
        %    97,1%    2,9%    100,0%
    45–49 arası    Sayı    106    5    111
        %    95,5%    4,5%    100,0%
    50–62 arası    Sayı    57    3    60
        %    95,0%    5,0%    100,0%
        Sayı    329    13    342
        %    96,2%    3,8%    100,0%
Ki Kare= 0.746         P= 0.69            Gamma= 0.20

Tablo 6: Babanın yaşı ile devlet/vakıf üniversite tercihi arasındaki ilişki (İstanbul, 2008)
 
 
     DEVLET Mİ YOKSA VAKIF ÜNİVERSİTESİ Mİ TERCİH EDİLİYOR?
    Devlet    Vakıf     Toplam
BABANIN YAŞI

    37–44 arası    Sayı    69    2    71
        %    97,2%    2,8%    100,0%
    45–49 arası    Sayı    104    2    106
        %    98,1%    1,9%    100,0%
    50–68 arası    Sayı    120    9    129
        %    93,0%    7,0%    100,0%
    Toplam    Sayı    293    13    306
        %    95,8%    4,2%    100,0%
Ki Kare= 4.172           P=0.12        Gamma= 0.42
Anne (Tablo 7) ve baba (Tablo 8) eğilimleri, eğitim açısından incelendiğinde de benzer bir artış görülmektedir. Annenin eğitimi arttıkça, çocuğunu vakıf üniversitesine göndermeyi isteme oranının babaya göre daha fazla yükselmesi dikkat çekicidir.

Tablo 7: Annenin eğitimi ile devlet/vakıf üniversite tercihi arasındaki ilişki (İstanbul, 2008)    
 
 
 
     DEVLET Mİ YOKSA VAKIF ÜNİVERSİTESİ Mİ TERCİH EDİLİYOR?
    Devlet    Vakıf     Toplam
ANNENİN EĞİTİMİ

    Ortaokul mezunu ve altı    Sayı    122    2    124
        %    98,4%    1,6%    100,0%
    Lise mezunu
     Sayı    135    5    140
        %    96,4%    3,6%    100,0%
    Üniversite ve ustu    Sayı    80    6    86
        %    93,0%    7,0%    100,0%
    Toplam    Sayı    337    13    350
        %    96,3%    3,7%    100,0%
Ki Kare= 4.099           P=0.13        Gamma= 0.44

Tablo 8: Babanın eğitimi ile devlet/vakıf üniversite tercihi arasındaki ilişki (İstanbul, 2008)
 
 
 
     DEVLET Mİ YOKSA VAKIF ÜNİVERSİTESİ Mİ TERCİH EDİLİYOR?
    Devlet    Vakıf     Toplam
BABANIN EĞİTİM İ

    Ortaokul mezunu ve altı    Sayı    74    3    77
        %    96,1%    3,9%    100,0%
    Lise mezunu    Sayı    118    2    120
        %    98,3%    1,7%    100,0%
    Üniversite ve üstü    Sayı    110    7    117
        %    94,0%    6,0%    100,0%
    Toplam    Sayı    302    12    314
        %    96,2%    3,8%    100,0%
Ki Kare= 3.004          P=0.22        Gamma= 0.25

Tablo 9’da görüldüğü gibi, üniversite giriş sınavına ilk girecek olan öğrencilerin annelerinin tercihi daha çok vakıf üniversitesi yönündeyken, bu oran sınava giriş sayısı arttıkça düşmektedir. Daha önce de vurgulandığı gibi, bu tablolardaki ilişkiler, örneklemin küçük olması nedeniyle, istatistikî anlamlılık düzeyine ulaşamamaktadır.

Tablo 9: Öğrencinin sınava giriş sayısı ile devlet/vakıf üniversite tercihi arasındaki ilişki (İstanbul, 2008)
 
 
 
     DEVLET Mİ YOKSA VAKIF ÜNİVERSİTESİ Mİ TERCİH EDİLİYOR?
    Devlet    Vakıf     Toplam
KAÇINCI GİRİŞİ?    Birinci girişi olacak
     Sayı    172    10    182
        %    94,5%    5,5%    100,0%
    İkinci girişi olacak
     Sayı    128    3    131
        %    97,7%    2,3%    100,0%
    Üçüncü ve daha fazla sefer girmiş olacak    Sayı    53    1    54
        %    98,1%    1,9%    100,0%
    Toplam    Sayı    Sayı    14    367
        %    %    3,8%    100,0%
Ki Kare= 2.797           P=0.25       Gamma= - 0.41

Tablo 3’de sunulan bir başka bulgu da, annelerin çocuklarının çalışması ile ilgili olarak ne düşündüklerine ilişkindir. Annelerden, çocuklarının sınavlara hazırlanmak üzere iyi çalışıp çalışmadıkları ile ilgili olarak 10 puan üzerinden bir değerlendirme yapmaları istenmiştir. Grafik 6’da da açıkça görüldüğü gibi, çocuğunun çalışmasına, annelerin yarıdan biraz azı 7 ve altında puan verirken yarıdan fazlası, 8 ve üzerinde puan vermiş bulunmaktadır. 
 
Grafik 6. Annelerin öğrencilerin çalışmasına verdiği puanlar (İstanbul, 2008)

Annelerin çocuklarının çalışması ile ilgili olarak değerlendirmeleri, bu raporda daha sonra verilecek olan bazı bulgularla karşılaştırılarak, ilişkilerin istatistikî açıdan anlamlı olup olmadığı değerlendirilmeye çalışılmıştır.

            
III.    ÜNİVERSİTE/FAKÜLTE/BÖLÜM TERCİH LİSTESİ HAZIRLAMAYA İLİŞKİN BULGULAR

Eşme ve arkadaşlarının çalışmasından da bilindiği gibi, ailenin öğrencinin meslek seçimine az ya da çok etkisi yüzde yetmişlere ulaşmaktadır (2004). Sunulan bu çalışmada, bu konu annenin tercih listesinin oluşumundaki katkısı ve eğilimleri bağlamında incelenmeye çalışılmıştır. Annelerden, tabloda yer verilen önermelere “evet”, “hayır” ve “kararsız/bilmiyor” şeklinde yanıtlar vermeleri istenmiştir.  

“Üniversite giriş sınavına hazırlanmakta olan çocuğunuz, üniversite/fakülte/bölüm tercihi sıralaması yaparken neleri dikkate alacaksınız?” sorusuna verilen yanıtların yüzde dağılımları Tablo 10’da verilmektedir:

Tablo 10: Araştırmaya katılan annelerin tercih listesi hazırlamaya ilişkin yaklaşımları (ÖZET TABLO, N: 416) (İstanbul, 2008)

Önermeler    Yüzde dağılımı

    Evet    Bilmiyorum, kararsızım    Hayır    Toplam
Devam etmekte olduğu dershanenin önerilerini dikkate alacağım.    90.9    7.4    1.7    100.0
Çocuğumun yeteneklerini göz önüne alacağım.
    92.6    4.5    3.0    100.0
Dershane dışında, bu işi bilen birilerine danışacağım.
    55.8    16.2    28.0    100.0
En çabuk şekilde para kazanabileceği bir mesleğe yöneltmek istiyorum.    20.0    19.0    61.0    100.0
Çocuğumun benim istediğim bir meslek sahibi olması için çaba göstereceğim.    5.5    5.8    88.8    100.0
Benim olmak isteyip de olamadığım bir mesleğe, çocuğumun sahip olması için çaba göstereceğim.    7.7    3.0    89.4    100.0
Babasının ya da benim işimi devam ettirecek mesleğe yönelmesi için çaba göstereceğim.    3.5    3.2    93.3    100.0
Çocuğumun gözde mesleklerden birine sahip olması için çaba göstereceğim.     53.2    16.2    30.6    100.0
Çocuğumu yönlendirmek üzere, çağın gereği yeni meslekleri tanımaya çalışacağım.     63.0    19.6    17.3    100.0
Devam edeceği bölüm değil, üniversite önemlidir. Üniversitenin seçilmesine öncelik vereceğim.    35.6    25.2    39.2    100.0
Devam edeceği bölüm/üniversite değil, yaşayacağı kent önemlidir. Kentin seçilmesine öncelik vereceğim.    28.3    23.3    48.4    100.0
Seçme sorumluluğunu çocuğa bırakacağım.
    78.2    12.9    8.9    100.0

“Devam etmekte olduğu dershanenin önerilerini dikkate alacağım.” ve “Çocuğumun yeteneklerini göz önüne alacağım.” önermelerine “evet” yanıtını verenler, yüzde doksanı geçmektedir.

“Çocuğumun gözde mesleklerden birine sahip olması için çaba göstereceğim.” önermesine annelerin yarısından fazlası “evet” demişlerdir. Ancak, gözde meslekler hakkında düşünceleri sorulduğunda, yeterli bilgiye sahip olmadıkları anlaşılmaktadır.

Gözde mesleklerle ilgili bu soruya verilen yanıtların, öğrencinin cinsiyeti, annenin eğitimi, yaşı, çalışıp/çalışmaması, hane büyüklüğü, varsıllık puanı, vb. gibi bağımsız değişkenlerle ilişkisine bakılmıştır. Hane büyüklüğü ile ilişki, istatistikî olarak anlamlı bulunmuştur.  Tablo 11’den de görüldüğü gibi evde yaşayan kişi sayısı arttıkça gözde mesleklere olan ilgi de artmaktadır.

Tablo 11: Evde yaşayanların sayısı ile gözde meslekleri tercih etme değişkenleri arasındaki ilişki  (İstanbul, 2008)
 
 
 
     “GÖZDE MESLEKLERDEN BİRİ OLMALI.”
    Evet    Kararsız    Hayır     Toplam

EVDE YASAYAŞAYAN KİŞİ SAYISI
 
 
 
 
 
                               2–3 kişi
     Sayı    48    20    48    116
        %     41,4%    17,2%    41,4%    100,0%
    4 kişi
     Sayı    112    34    58    204
        %     54,9%    16,7%    28,4%    100,0%
    5–7 kişi
     Sayı    44    8    13    65
        %     67,7%    12,3%    20,0%    100,0%
    Toplam     Sayı    204    62    119    385
        %     53,0%    16,1%    30,9%    100,0%
Ki Kare= 13.481            P<.05         Gamma= -.28

“Çocuğumu yönlendirmek üzere, çağın gereği yeni meslekleri tanımaya çalışacağım.” önermesine verilen evet yanıtları da oldukça yüksek bir oranda çıkmıştır. Gözde meslekler gibi, burada da çağın gereği yeni meslekler konusunda çok bilgi sahibi olunmadığı ortaya çıkmıştır (Tablo 10).

Çağın gereği yeni mesleklerle ilgili bu soruya verilen yanıtların, öğrencinin cinsiyeti, annenin eğitimi, yaşı, çalışıp/çalışmaması, hane büyüklüğü, varsıllık puanı, vb. gibi bağımsız değişkenlerle ilişkisine bakılmıştır. Varsıllık puanı ile olan ilişki, istatistikî açıdan önemli olmamakla birlikte, Tablo 12’den de görüldüğü gibi, sosyo-ekonomik statünün göstergelerinden biri olan varsıllık puanı arttıkça, yeni mesleklere olan ilgi de artmaktadır.

Tablo 12: Ailenin varsıllık puanı ile yeni meslekleri tanımaya çalışma yaklaşımı arasındaki ilişki  (İstanbul, 2008)

 
 
 
     “YENİ MESLEKLERİ TANIMAYA ÇALIŞACAĞIM.”
    Evet    Kararsız    Hayır     Toplam

VARSILLIK PUANI

                   1–3 puan
     Sayı    31    14    13    58
        %    53,4%    24,1%    22,4%    100,0%
    4–5 puan
     Sayı    113    38    38    189
        %    59,8%    20,1%    20,1%    100,0%
    6–7 puan
     Sayı    102    24    17    143
        %    71,3%    16,8%    11,9%    100,0%
     Toplam    Sayı    246    76    68    390
        %    63,1%    19,5%    17,4%    100,0%
Ki Kare = 8.059   P=.09   Gamma= -.22
    

IV.    ANNENİN BU SÜRECİ NASIL YAŞADIĞINA İLİŞKİN BULGULAR

Üniversite sınavına hazırlanma sürecinde öğrencilerin yüksek derecede endişe ve stres yaşadıkları bilinmektedir (Erkan 1991, Yıldırım 2007). Bu çalışmada, annelerin bu süreci nasıl yaşadığı ile ilgilenilmiştir. Annelerden, tabloda yer verilen önermelere “evet”, “hayır” ve “kararsız/bilmiyor” şeklinde yanıtlar vermeleri istenmiştir.  

“Çocuğunuzun üniversite giriş sınavına hazırlanmakta olduğu bu dönemde, şimdi sözünü edeceğim durumlarla karşılaşıyor musunuz?” sorusuna verilen yanıtların yüzde dağılımları aşağıda sunulmaktadır:

Tablo 13: Araştırmaya katılan annelerin bu süreci nasıl yaşadıklarına ilişkin yanıtları (ÖZET TABLO, N: 416) (İstanbul, 2008)

Önermeler    Yüzde dağılımı

    Evet    Bilmiyorum, kararsızım    Hayır    Toplam
Kimi zaman kalp atışlarımın arttığını hissediyorum.
    53.3    5.1    41.6    100.0
Zaman zaman tansiyonum yükseliyor.
    34.5    4.2    61.4    100.0
Kolestrolum yükseldi.
    10.9    4.0    85.2    100.0
Sık sık sinirleniyorum.
    41.5    7.6    50.9    100.0
Kimi zaman çok çaresiz hissediyorum.
    36.3    10.9    52.8    100.0
Zaman zaman içime kapanıyorum.
    21.9    9.2    68.8    100.0
Eşimle aramın, eskisi gibi olmadığını düşünüyorum.
    9.0    5.7    85.3    100.0
Öfke nöbetlerine kapıldığım oluyor.
    19.1    5.2    75.7    100.0
Arkadaşlarımla daha az görüşür oldum.
    24.0    6.4    69.6    100.0
Dikkatimi belli bir konuya uzun süre yoğunlaştıramıyorum.    22.2    7.7    70.1    100.0

Sırasıyla, kalp atışlarının artması, sık sık sinirlenme, çaresiz hissetme, tansiyonun yükselmesi, vb. gibi konularda evet yanıtları oldukça yüksek çıkmaktadır. Burada tek tek önermeleri dikkate almak yerine, toplam endişe puanı hesaplanması yönüne gidilmiştir. Tablo 14’de ve Grafik 7’de, bu puanların dağılımı görülmektedir.

Tablo 14: Araştırmaya katılan annelerin toplam endişe (endişe) puanı  (N:388) (İstanbul, 2008)
Endişe Durumu    Yüzde Dağılımı

Hiç endişesi olmayanlar (0 puan)    26.3
Biraz endişeli olanlar (1-2 puan)    27.3
Orta derecede endişeli olanlar (3-4 puan)    22.4
Endişeli olanlar (5-10 puan)    24.0
Toplam    100.0

 
Grafik 7. Annelerin toplam endişe puanlarının dağılımı (İstanbul, 2008)

Annelerin üniversite sınavına hazırlık döneminde yaşadıkları endişeye yönelik olarak geliştirilen bu toplam endişe puanının, öğrencinin cinsiyeti, annenin eğitimi, yaşı, çalışıp/çalışmaması, hane büyüklüğü, varsıllık puanı, vb. gibi bağımsız değişkenlerle ilişkisine bakılmıştır. Varsıllık puanı ile olan ilişki, istatistikî açıdan önemli bulunmuştur (Tablo 15). Sosyo-ekonomik statünün göstergelerinden biri olan varsıllık puanı arttıkça, annenin toplam endişe puanı düşmektedir. Yani, ailenin yüksek sosyo-ekonomik statüsünün sağlayabileceği alternatif olanak olasılıkları, anneleri büyük ölçüde rahatlatmaktadır.

Tablo 15: Ailenin varsıllık puanı ile annenin endişe puanı arasındaki ilişki  (İstanbul, 2008)

 
 
     ENDİŞE PUANI

    0 puan-
Hiç endişesi yok    1–2 puan-biraz endişeli    3–4 puan orta derecede endişeli    5–10 puan- endişeli     Toplam

VARSILLİK PUANİ

                   1–3 puan
     Sayı    6    14    17    18    55
        %    10,9%    25,5%    30,9%    32,7%    100,0%
    4–5 puan
     Sayı    45    51    42    48    186
        %    24,2%    27,4%    22,6%    25,8%    100,0%
    6–7 puan
     Sayı    51    38    28    27    144
        %    35,4%    26,4%    19,4%    18,8%    100,0%
     Toplam    Sayı    102    103    87    93    385
        %    26,5%    26,8%    22,6%    24,2%    100,0%
Ki Kare = 15.753   P<.05   Gamma= -.24

V.    ÇOCUK ÜNİVERSİTEYİ KAZANIRSA, ANNENİN DUYGULARININ NASIL OLACAĞINA İLİŞKİN BULGULAR

Öğrencilerin üniversite giriş sınavını kazanmaları, kuşkusuz hem kendilerini hem de yakınlarını sevindirmektedir. Ancak, çocukların hayatlarında yeni bir evreye geçilmesi, yeni endişelerin başlamasına kaynaklık edebilmektedir. Annelere bu konuda “Çocuğunuzun üniversiteye giriş sınavını kazandığını varsayalım. Bu durumda neler hissedeceğinizi düşünüyorsunuz?” diye sorulmuş ve bazı önermeler hakkındaki fikirleri öğrenilmeye çalışılmıştır. Verilen yanıtların yüzde dağılımları aşağıda sunulmaktadır:

Tablo 16: Araştırmaya katılan annelerin, çocukları üniversiteyi kazandıklarında ne tür duygular yaşayacaklarına ilişkin yanıtları (ÖZET TABLO, N: 416) (İstanbul, 2008)

Önermeler    Yüzde dağılımı

    Evet    Bilmiyorum, kararsızım    Hayır    Toplam
Endişelerim azalacak.
    80.6    9.8    9.6    100.0
Endişelerim çoğalacak, bu defa da barınma sorunlarını nasıl halledeceğini düşüneceğim.    22.8    19.5    57.8    100.0
Endişelerim çoğalacak, ev ve şehir değiştirme ile ilgili endişelerim olacak.    34.6    17.0    48.4    100.0
Endişelerim çoğalacak, “çocuğumun yeni arkadaşları kimler olacak?” diye endişeleneceğim.     45.2    12.1    42.7    100.0
Endişelerim çoğalacak, “çocuğum ya sorumluluk almazsa” diye endişeleneceğim.    15.8    10.3    73.9    100.0
Endişelerim çoğalacak, “çocuğumun başına ya bir şey gelirse!” diye endişeleneceğim.    41.3    15.5    43.3    100.0
Endişelerim çoğalacak, “kazandığı bölüm, onun beceri ve yeteneklerine uygun değilse!” diye endişeleneceğim.    21.7    17.0    61.3    100.0

Tablo 16’nın birinci önermesine verilen yanıtlardan ve Grafik 8’den görüldüğü gibi, annelerin % 80’i, çocuğu sınavı kazanırsa, kendisinin endişelerinin de azalacağını düşünmektedir.
 
Grafik 8. “Üniversiteye giriş sınavını kazanırsa, endişelerim azalır.”
                            (İstanbul, 2008)

Tablo 16’dan görüldüğü gibi, sınavla ilgili endişe azalmakla birlikte, yeni kaygılar belirmektedir. Annelere sunulan önermelerden ikisi, “Çocuğumun yeni arkadaşları kimler olacak?” ve  “Çocuğumun başına ya bir şey gelirse!”, hakkında % 40 ve daha fazla anne “evet” demiştir.

Annelerin üniversite sınavı kazanıldıktan sonra yaşanabilecek endişe olarak “Çocuğumun başına ya bir şey gelirse!” önermesine verdikleri yanıtlarla, annenin eğitimi, yaşı, çalışıp/çalışmaması, hane büyüklüğü, varsıllık puanı, vb. gibi bağımsız değişkenlerle ilişkisine bakılmıştır. Hane büyüklüğü -yani evde yaşayanların sayısı-(Tablo 17), öğrencinin cinsiyeti (Tablo 18), annenin eğitimi (Tablo19), yaşı (Tablo 20) ve çalışıp çalışmaması (Tablo 21) ve öğrencinin sınava kaçıncı girişi olduğu (Tablo 22) değişkenleri ile istatistikî açıdan önemli ilişkiler bulunmuştur.

Tablo 17: Evde yaşayanların sayısı ile “çocuğumun başına ya bir şey gelirse diye endişelenme” değişkenleri arasındaki ilişki  (İstanbul, 2008)

 
 
     “ENDİŞELERİM ARTACAK, YA BAŞINA BİR ŞEY GELİRSE DİYE”
    Evet    Kararsız    Hayır     Toplam
EVDE YASAYAN KİŞİLERİN SAYISI

                   2–3 kişi
     Sayı    40    14    66    120
        %    33,3%    11,7%    55,0%    100,0%
    4 kişi
     Sayı    84    36    88    208
        %    40,4%    17,3%    42,3%    100,0%
    5–7 kişi
     Sayı    38    11    18    67
        %    56,7%    16,4%    26,9%    100,0%
     Toplam    Sayı    162    61    172    395
        %    41,0%    15,4%    43,5%    100,0%
 Ki Kare= 15.362        P<.05     Gamma= -.27

Tablo 17’den görüldüğü gibi, evde yaşayan kişilerin sayısı arttıkça, “ya başına bir şey gelirse!” endişesi de artmaktadır. Bu bulgu oldukça şaşırtıcıdır. Zira ailelerin hemen hepsinin çekirdek aile yapısında olduğu bilindiğinden, aile büyüklüğünün kardeş sayısının artması ile ilişkili olduğu düşünülebilir. Başlangıçta, sahip oldukları çocuk sayısı arttıkça, annelerin bu konudaki endişelerinin azalacağı fikri akla daha yakın gelmiştir. Oysa bu araştırmada tersi çıkmıştır. Öğrenci cinsiyeti dikkate alındığında ise, kız çocukların başına bir şey gelmesi endişesi, erkek çocuklara göre daha yüksek çıkmaktadır (Tablo 18).

Tablo 18: Öğrencinin cinsiyeti ile çocuğunun başına bir şey gelme endişesi arasındaki ilişki  (İstanbul, 2008)

 
 
     “ENDİŞELERİM ARTACAK, YA BAŞINA BİR ŞEY GELİRSE DİYE”
    Evet    Kararsız    Hayır     Toplam
CİNSİYET

                   Erkek
     Sayı    49    20    71    140
        %    35,0%    14,3%    50,7%    100,0%
    Kiz
     Sayı    111    39    90    240
        %    46,3%    16,3%    37,5%    100,0%
    Toplam    Sayı    160    59    161    380
        %    42,1%    15,5%    42,4%    100,0%
Ki Kare = 6.522   P<.05   Gamma= -.23

Tablo 19’den görüldüğü gibi, anne eğitimi arttıkça, “ya başına bir şey gelirse!” endişesi azalmaktadır. Ancak, annenin yaşı arttıkça, çocuğun başına bir şey gelmesi endişesi artmaktadır (Tablo 20). Annenin çalışma durumu dikkate alındığında ise, dışarıda çalışan anneler, ev kadınlarına göre bu konuda daha endişeli çıkmaktadır (Tablo 21).

Öte yandan, öğrencinin üniversite giriş sınavına daha önce girmiş olması da, annenin bu konudaki endişelerini arttırmaktadır (Tablo 16)

Tablo 19: Anne eğitimi ile çocuğunun başına bir şey gelme endişesi arasındaki ilişki  (İstanbul, 2008)
 
 
 
     “ENDİSELERİM ARTACAK, YA BASİNA BİR SEY GELİRSE DİYE.”
    Evet    Kararsız    Hayır     Toplam

ANNENİN EĞİTİMİ
 
 
 
 
 
                  Ortaokul mezunu ve altı    Sayı    75    18    37    130
        %    57,7%    13,8%    28,5%    100,0%
    Lise mezunu
     Sayı    56    21    76    153
        %    36,6%    13,7%    49,7%    100,0%
    Üniversite ve üstü    Sayı    24    21    51    96
        %    25,0%    21,9%    53,1%    100,0%
     Toplam    Sayı    155    60    164    379
        %    40,9%    15,8%    43,3%    100,0%
Ki Kare = 28.749   P<.05   Gamma= .34

Tablo 20: Annenin yaşı ile çocuğunun başına bir şey gelirse diye endişelenme değişkenlerinin arasındaki ilişki (İstanbul, 2008)
 
 
 
     ENDİŞELERİM ARTACAK, YA BAŞINA BİR ŞEY GELİRSE DİYE.
    Evet    Kararsız    Hayır     Toplam
ANNENİN YAŞI

                   33–44 arası
     Sayı    70    35    85    190
        %    36,8%    18,4%    44,7%    100,0%
    45–49 arası
     Sayı    43    17    56    116
        %    37,1%    14,7%    48,3%    100,0%
    50–62 arası
     Sayı    36    7    20    63
        %    57,1%    11,1%    31,7%    100,0%
     Toplam    Sayı    149    59    161    369
        %    40,4%    16,0%    43,6%    100,0%
Ki Kare = 9.724   P<.05   Gamma= -.13

Tablo 21: Annenin çalışma durumu ile çocuğunun başına bir şey gelirse diye endişelenme değişkenlerinin arasındaki ilişki  (İstanbul, 2008)
 
 
 
     “ENDİŞELERİM ARTACAK, YA BAŞINA BİR SEY GELİRSE DİYE.”
    Evet    Kararsız    Hayır     Toplam
ANNENİN ÇALMA DURUMU
 
                   Ev kadını
     Sayı    111    35    88    234
        %    47,4%    15,0%    37,6%    100,0%
    Dışarıda çalışıyor    Sayı    42    24    73    139
        %    30,2%    17,3%    52,5%    100,0%
     Toplam    Sayı    153    59    161    373
        %    41,0%    15,8%    43,2%    100,0%
Ki Kare = 11.090   P<.05   Gamma= .29

Tablo 22: Öğrencinin sınava giriş sayısı ile çocuğunun başına bir şey gelirse diye endişelenme değişkenlerinin arasındaki ilişki  (İstanbul, 2008)
 
 
 
     “ENDİŞELERİM ARTACAK, YA BAŞINA BİR ŞEY GELİRSE DİYE.”
    Evet    Kararsız    Hayır     Toplam
ÜNİVERSİTE SINAVINA GİRİŞ SAYISI
 
 
 
 
 
     Birinci girişi     Sayı    70    31    101    202
        %    34,7%    15,3%    50,0%    100,0%
    İkinci girişi 
     Sayı    69    19    56    144
        %    47,9%    13,2%    38,9%    100,0%
    3. ve daha fazla     Sayı    26    12    16    54
        %    48,1%    22,2%    29,6%    100,0%
    Toplam    Sayı    165    62    173    400
        %    41,3%    15,5%    43,3%    100,0%
Ki Kare = 11.454   P<.02   Gamma= -.22

VI.    ÇOCUK ÜNİVERSİTEYİ KAZANAMAZSA, BİR ANNENİN DUYGULARININ NASIL OLACAĞINA İLİŞKİN BULGULAR

Bilindiği gibi, ülkemizde üniversite giriş sınavı, adaylar ve aileleri açısından son derece sancılı bir süreçtir. Üniversite sınavına giren adayların neredeyse üçte ilksinde fazlası, dilediği bir bölüme yerleştirilememektedir. Kaybetme durumunda annelerin neler hissedebilecekleri, bu koşullara ne kadar hazırlı olduklarını öğrenmek, annelere daha sonra verilecek destekler açısından önemlidir.  Bu nedenle, annelere doğrudan değil, dolaylı olarak sınavı kazanamamış bir adayın annesinin neler hissedebileceği sorulmuştur. “Peki, şimdi bir de, çocuğu üniversiteye giriş sınavını kazanamayan bir anneyi düşünelim. Bir annenin bu durumda neler hissedeceğinizi düşünürsünüz?” diye sorulmuş ve bazı önermeler hakkındaki fikirleri öğrenilmeye çalışılmıştır. Verilen yanıtların yüzde dağılımları aşağıda sunulmaktadır:

Tablo 23: Araştırmaya katılan annelerin, çocuğu üniversiteyi kazanamayan annelerin nasıl hissedeceklerine ilişkin yanıtları (ÖZET TABLO, N: 416) (İstanbul, 2008)

Önermeler    Yüzde dağılımı

    Evet    Bilmiyorum, kararsızım    Hayır    Toplam
Çocuğunun geleceği için kaygı duyar.
    83.3    4.4    12.3    100.0
Çocuğu ile durumu açıkça paylaşır.
    89.0    7.4    3.7    100.0
Üzülür.
    93.4    2.2    4.4    100.0
Sınav sistemini geliştirenlere öfke duyar.
    41.2    18.0    40.7    100.0
Dershanedeki öğretmenlere öfke duyar.
    8.6    11.1    80.3    100.0
Çocuğunun yeterince çalışmadığını düşünür.
    50.4    18.2    31.4    100.0
Arkadaşlarıyla/yakınlarıyla durumu paylaşamaz.
    9.9    11.4    78.7    100.0
Kazanan çocukların ailelerini kıskanır.
    12.3    11.8    76.0    100.0
Başka ülkelerde şanslarını denemek üzere harekete geçer.    9.1    12.8    78.1    100.0
İstediği şeylerden mahrum bırakarak çocuğunu cezalandırır.     7.3    6.4    86.3    100.0
Fiziksel şiddet uygulayarak çocuğunu cezalandırır.  
    1.0    1.0    98.0    100.0
Onunla iletişimini keserek çocuğunu cezalandırır. 
    3.4    3.9    92.6    100.0
Çocuğu için psikolojik destek arar.
    40.1    19.2    40.6    100.0
Çocuğun sınavı kazanamamasına değil, çocuğun üzülmesine üzülür.    80.4    8.3    11.3    100.0
Dua etmek, mum yakmak gibi yollarla, Allah’tan yardım ister.    28.7    9.2    62.1    100.0
Dershanesini değiştirir.
    16.6    27.0    56.4    100.0
Çalışma sisteminin değişmesini sağlar.
    66.6    17.5    16.0    100.0
Kendisi için psikolojik destek arar.
    21.4    17.2    61.3    100.0

Tablodan görüldüğü gibi, tartışmasız ilk tepki üzülmedir, bu kendisinin üzülmesi ya da çocuğunun üzülmesine üzülmesi gibi ifade bulmaktadır. Önemli bir çoğunluk gelecek için kaygı duymaktadır.

Tablo 23’de yer alan önermelerden bazıları grafik haline getirilerek aşağıda sunulmuştur.  Grafik 9 ve 10’da hem çocuğu için hem de kendisi için psikolojik destek arama oranları verilmektedir. Çocuk için destek arama oranı, annenin kendisi için destek arama oranından daha fazladır.
 
Grafik 9. Çocuğu için psikolojik destek arar. (İstanbul, 2008)

 
Grafik 10. Kendisi için psikolojik destek arar. (İstanbul, 2008)

Grafik 11 ve 12’den görüldüğü gibi, çocuğunun sınavı kazanamaması durumunda içinde bulunulan çaresizliğin, çalışma sisteminin değiştirilmesinde ya da dua etmek gibi yöntemlerle üstesinden gelinmeye çalışılacağı ortaya konmaktadır.

                                                                                                                                         Grafik 11. Çalışma sistemini değiştirir. (İstanbul, 2008)

 
Grafik 12. Dua etme gibi yollar dener. (İstanbul, 2008)

Tablo 23’de bulunan önermelerin, verilen yanıtlara göre nasıl gruplandığını görmek üzere faktör analizi yapılmıştır. 5 faktörlü analiz sonuçları Tablo 24’de sunulmaktadır.

 
Tablo 24: Araştırmaya katılan annelerin, çocuğu üniversiteyi kazanamayan annelerin nasıl hissedeceklerine ilişkin yanıtları (FAKTÖR ANALİZİ  ) (İstanbul, 2008)
    
 
     Faktörler
    1. Cezalandırma faktörü    2. Öfke, kıskanma ve utanma faktörü    3. Psikolojik destek arama faktörü    4. Üzülme ve çalışma sistemini beğenmeme faktörü    5. Dua etme ya da dershane değiştirme faktörü
Üzülür.    -,190    ,209    -,115    ,752    ,171
Sınav sistemini geliştirenlere öfke duyar.    -,046    ,726    ,099    ,103    ,128
Dershane öğretmenlerine öfke duyar.    ,149    ,695    ,032    ,020    -,351
Çocuğunun yeterince çalışmadığını düşünür.    ,311    ,048    ,154    ,670    -,084
Yakınları-arkadaşlarıyla durumu paylaşmaz.    ,223    ,500    ,216    -,040    ,229
Kazanan çocukların ailelerini kıskanır.    ,392    ,435    ,176    ,024    ,203
Başka ülkelerde şansını dener.    ,003    ,387    -,028    ,037    -,034
İstediği şeylerden mahrum bırakarak çocuğunu cezalandırır.    ,762    ,074    -,094    ,156    -,015
Fiziksel şiddet uygulayarak çocuğu cezalandırır.    ,660    ,136    ,139    -,183    -,004
İletişimini keserek çocuğunu cezalandırır.    ,708    ,045    -,117    ,223    ,162
Çocuğu için psikolojik destek arar.    -,177    ,030    ,765    ,005    ,039
Çocuğun üzülmesine üzülür.    -,437    ,059    ,318    ,043    ,263
Dua etme gibi yolları dener.    ,145    ,200    ,122    ,071    ,638
Dershanesini değiştirir.
    ,057    ,388    ,096    ,108    -,630
Çalışma sistemini değiştirir.    ,135    -,122    ,337    ,500    -,372
Kendisi için psikolojik destek arar.    ,068    ,158    ,736    ,087    -,014

1.    Cezalandırma faktörü: Bu faktörle, “İstediği şeylerden mahrum bırakarak çocuğunu cezalandırır.”, “İletişimini keserek çocuğunu cezalandırır.”, “Fiziksel şiddet uygulayarak çocuğu cezalandırır.” gibi önermeler yüksek katsayı ile ilişkilenmiştir. “Çocuğun üzülmesine üzülür.” önermesinin bu faktörle negatif olarak ilişkilenmesi dikkat çekmektedir. 
2.    Öfke, kıskanma ve utanma faktörü: ”Sınav sistemini geliştirenlere öfke duyar.” “Dershane öğretmenlerine öfke duyar.” “Yakınları-arkadaşlarıyla durumu paylaşmaz.” “Kazanan çocukların ailelerini kıskanır.” ve “Başka ülkelerde şansını dener.” önermeleri, bu faktörle yüksek katsayı ile ilişkilenmiş ve ona anlam vermiştir.

3.    Psikolojik destek arama faktörü: “Çocuğu için psikolojik destek arar.” ve “Kendisi için psikolojik destek arar.” önermeleri bu faktörü oluşturmuştur.

4.    Üzülme ve çalışma sistemini beğenmeme faktörü: “Üzülür.”, “Çocuğunun yeterince çalışmadığını düşünür.” ve “Çalışma sistemini değiştirir.” önermeleri de, bu faktörün belirleyicileri olarak ortaya çıkmıştır.

5.    Dua etme ya da dershane değiştirme faktörü: Bu faktörde, “Dua etme gibi yolları dener.” önermesinin pozitif olarak, “Dershanesini değiştirir.” önermesinin de negatif olarak ilişkilenmesi ilginçtir. Bu durum, ya dua ederek manevi dünyaya sığınma ya da dershane değiştirerek pratik bir çözüm arama seçeneklerinin birbirleri ile ters orantılı olduğunu göstermektedir.

VII.    YAŞANAN SORUNLAR VE ANNEYE DESTEK OLABİLECEK MEKANİZMALARLA İLGİLİ BULGULAR

Çocuğunun üniversite giriş sınavına hazırlanmakta olduğu bu dönemde, bir anne olarak yaşadığınız/yaşamakta olduğu en büyük sorun sorulduğunda alınan yanıtlar aşağıdaki gibi özetlenebilmektedir:

Tablo 25: Araştırmaya katılan annelerin, bu süreçte bir anne olarak yaşadıkları en büyük sorun (N: 405) (İstanbul, 2008)
Sorunlar    Yüzde dağılımı

“Fazla sorunum yok.”
    24.7
“Çocuk başarısız olursa, diye endişeleniyorum.” 
    22.7
“Çocuğun çalışma düzeni ve motivasyonu yeterli değil.”     16.8
“Stres ve psikolojik baskı yaşıyorum.”
    12.6
“Çocuğuma yardımcı olamıyorum, zaman ayıramıyorum, yeterince iletişim kuramıyorum.”    11.9
Diğer 
    11.3
Toplam 
    100.0

Bu soruya ek olarak, çocuğunun üniversite giriş sınavına hazırlanmakta olduğu bu dönemde, anneye bu konularda uzman kişilerin yardımcı olmasını isteyip istemediği sorulmuştur. Bu soruyu yanıtlayan 413 annenin % 72’si bu anlamdaki bir yardımı isteyeceğini belirtmiştir. Yardım isteyenlerin % 16,8’i herhangi bir yardım alma şekli önermemiş olup %51,2’si dershanede rehber öğretmenden yardım almak istediğini, % 26,3’ü birebir ya da seminer şeklinde eğitimi tercih ettiğini belirtmiştir.

Uzman yardımı isteyen ve istemeyenlerin özelliklerini öğrenmek üzere, ordinal değişkenlerden oluşan bir “ordinal regresyon analizi” yapılmış ve aşağıdaki tablo ortaya çıkmıştır. Bağımlı değişken olarak “Uzman Yardımı” alınmıştır. (Uzman yardımı seçenekleri: 1. İstemem, 2. İsterim]

Tablo 26: Araştırmaya katılan annelerin, bir uzman yardımı isteyip/istememeleri ile bazı değişkenlerin ilişkisi (REGRESYON ANALİZİ SONUÇLARI) (İstanbul, 2008)

     Hesaplanan Katsayı    İstatistikî anlamlılık düzeyi (P)
Varsıllık puanı    -,109    ,311
Anne tarafından çocuğun çalışmasına verilen puan    -,128    ,084
Endişe Puanı    ,254    ,000
Anne yaşı    -,064    ,712
Annenin çalışma durumu (1. Ev kadını, 2. Çalışıyor)    -,221    ,213
Annenin eğitimi    ,246    ,284
Evdeki Kişi Sayısı    ,294    ,156
Öğrencinin Cinsiyeti (1. Erkek, 2. Kız)    ,140    ,613

Tablo 26’dan da görüldüğü gibi, istatistikî anlamlılık düzeyi kabul edilebilir düzeyde –yani P<0.05-  olan, yalnızca, endişe puanı ile olan ilişkidir. Annelerin endişe puanı arttıkça, uzman yardımı isteme eğilimi de artmaktadır.

İstatistikî olarak anlamlı olmamakla birlikte, diğer değişkenlerle ilişki de şu şekilde özetlenebilmektedir: Varsıllık puanı, annenin yaşı ve çocuğun çalışmasına verilen puan arttıkça uzman yardımı istememe eğilimi ortaya çıkmaktadır. Annenin eğitimi, evdeki kişi sayısı arttıkça ve öğrencinin cinsiyeti kız ve anne çalışıyor ise, uzman yardımı isteme eğilimi artmaktadır.

SONUÇ VE ÖNERİLER

Üniversite sınavlarına hazırlanmakta olan öğrencilerin annelerinin, bu dönemde yaşadıkları problemlerin ortaya konulması amacı ile yapılan bu araştırmanın verileri, Final Dergisi Dershanesi’nin Kadıköy, Maltepe ve Ümraniye şubelerinde, 416 anneden bilgi alınarak toplanmıştır.  

Son derece sınırlı olan bu verilerin İstanbul ya da Türkiye için genellenemeyeceği açıktır. Bununla birlikte, yapılan bu çalışmanın sonuçları, daha sonraki adımlar için önemli ipuçlarını barındırmakta ve tartışma zemini oluşturmaktadır.  

Bulgular bölümünde ayrıntılı olarak sunulan ilişkiler ve eğilimlerle ilgili bilgiler, aşağıda kısaca özetlenmektedir.

Aileye ilişkin genel özellikler:
-    Ailelerin hemen hepsi çekirdek aile ve yaşayan kişi sayısı 4 ve altındadır.
-    Annelerin yaşları 33–62, babaların yaşları 37–68 yaşları arasında değişmektedir. Eğitim düzeylerine bakıldığında, üniversite ve üstü eğitim alan annelerin oranı %25, babaların oranı %38’dir. Annelerin % 37’si çalışmaktadır. Babaların % 54’ü profesyonel bir işte çalışmaktadır. 
-    Otomobili olanların oranı % 67’dir. Bu oran bilgisayar için % 92, bulaşık makinesi için % 92, çamaşır makinesi için 99, kamera için % 23 ve plazma TV için % 23’tür. Yüzde 75’inin oturduğu ev kendisine aittir. Bunların hepsi dikkate alınarak hesaplanan varsıllık puanı,  1–3 puan için %15, 4–5 puan için % 49 ve 6–7 puan için 36 bulunmuştur. .

Öğrencilerin özellikleri:
-    Öğrencilerin % 37’si erkek, % 63’ü kız olup ÖSS Sınavına 2008 yılında girecek olan öğrencilerin yarısı ilk defa, % 36’sı ikinci defa ve % 14’ü de üç ya da daha fazla sayıda girmiş olacaktır.
-    Fen-matematik ve Türkçe-matematik branşları ön sırayı almaktadır. Adayların dörtte biri, mühendislik alanlarında eğitim görmek istemektedirler. Tıp ve hukuk alanlarını, sırasıyla rehberlik/psikoloji, işletme/iktisat, eğitim/öğretmenlik ve iletişim izlemektedir. Annelerce doldurulan anketlerden yüzde on kadarında, bu soruda herhangi bir tercihin belirtilmemiş olması ilginçtir. Dörtte üçü İstanbul’daki bir üniversiteyi tercih edeceklerini bildirmişlerdir. 
-    İlk tercih olarak vakıf üniversitesini seçeceklerini belirten annelerin oranı, yalnızca, % 3,8’tür. Üniversite adayının cinsiyeti kız olduğu zaman vakıf üniversitesi tercih oranı artmaktadır. Anne ve babanın yaşları arttıkça, vakıf üniversitesi tercih oranı yükselmektedir. 
-    Çocuğunun çalışmasına, annelerin yarıdan biraz azı 7 ve altında puan verirken yarıdan fazlası, 8 ve üzerinde puan vermiştir.

Tercih listesi hazırlamaya ilişkin eğilimler:
Tercih listesi hazırlama aşamasında, annelerin yaklaşımlarının ne olacağı bazı önermelerle ölçülmeye çalışılmıştır:
-    “Devam etmekte olduğu dershanenin önerilerini dikkate alacağım.” ve “Çocuğumun yeteneklerini göz önüne alacağım.” önermelerine “evet” yanıtını verenler, yüzde doksanı geçmektedir.  
-    Çocuğumun gözde mesleklerden birine sahip olması için çaba göstereceğim.” önermesine annelerin yarısından fazlası “evet” demişlerdir. Ancak, gözde meslekler hakkında düşünceleri sorulduğunda, yeterli bilgiye sahip olmadıkları anlaşılmaktadır. Evde yaşayan kişi sayısı arttıkça gözde mesleklere olan ilgi de artmaktadır.
-    “Çocuğumu yönlendirmek üzere, çağın gereği yeni meslekleri tanımaya çalışacağım.” önermesine verilen evet yanıtları da oldukça yüksek bir oranda çıkmıştır. Gözde meslekler gibi, burada da çağın gereği yeni meslekler konusunda çok bilgi sahibi olunmadığı ortaya çıkmıştır. Varsıllık puanı arttıkça, yeni mesleklere olan ilgi de artmaktadır.

Üniversiteye giriş sınavına hazırlık sürecinde annelerin yaşadıkları endişe:
-    Kalp atışlarının artması, sık sık sinirlenme, çaresiz hissetme, tansiyonun yükselmesi, vb. gibi konularda evet yanıtları oldukça yüksek çıkmaktadır. Tek tek önermeleri dikkate almak yerine, toplam endişe puanı hesaplanması yönüne gidilmiştir. Puanlar, Endişesi olmayanlar, Biraz endişeli olanlar, Orta derecede endişeli olanlar ve Endişeli olanlar şeklinde gruplandırıldığında, neredeyse her bir gruba eşit dağılmakta olduğu görülmüştür.  
-    Annelerin üniversite sınavına hazırlık döneminde yaşadıkları endişeye yönelik olarak geliştirilen toplam endişe puanının varsıllık puanı ile olan ilişki, istatistikî açıdan önemli bulunmuştur. Sosyo-ekonomik statünün göstergelerinden biri olan varsıllık puanı arttıkça, annenin toplam endişe puanı düşmektedir.

Çocuğu sınavı kazanırsa annenin neler hissedeceği:
-    Annelerin % 80’i, çocuğu sınavı kazanırsa, kendisinin endişelerinin de azalacağını düşünmektedir. 
-    Annelerin üniversite sınavı kazanıldıktan sonra yaşanabilecek endişe olarak “Çocuğumun başına ya bir şey gelirse!” önermesine verdikleri yanıtlarla şu değişkenler arasında istatistikî açıdan önemli ilişkiler bulunmuştur. Hane büyüklüğü -yani evde yaşayanların sayısı arttıkça, öğrencinin cinsiyeti kız olunca, annenin eğitimi azaldıkça ve yaşı arttıkça, anne çalışmıyorsa ve öğrencinin sınava giriş sayısı arttıkça bu endişe de artmaktadır.

Çocuğu sınavı kazanamazsa annenin neler hissedeceği:
-    Kazanamazsa, ilk tepki olarak üzülme çıkmakta; kendisinin üzülmesi ya da çocuğunun üzülmesine üzülmesi gibi ifadeler bulunmaktadır. Önemli bir çoğunluk gelecek için kaygı duymaktadır. Çocuk için psikolojik destek arama oranı, annenin kendisi için destek arama oranından daha fazladır. 
-    Bu bölümdeki önermelerle yapılan faktör analizinde ortaya çıkan faktörler şunlardır: 1. Cezalandırma faktörü: Bu faktörle, “İstediği şeylerden mahrum bırakarak çocuğunu cezalandırır.”, “İletişimini keserek çocuğunu cezalandırır.”, “Fiziksel şiddet uygulayarak çocuğu cezalandırır.” gibi önermeler yüksek katsayı ile ilişkilenmiştir. “Çocuğun üzülmesine üzülür.” önermesinin bu faktörle negatif olarak ilişkilenmesi dikkat çekmektedir. 2. Öfke, kıskanma ve utanma faktörü: ”Sınav sistemini geliştirenlere öfke duyar.” “Dershane öğretmenlerine öfke duyar.” “Yakınları-arkadaşlarıyla durumu paylaşmaz.” “Kazanan çocukların ailelerini kıskanır.” ve “Başka ülkelerde şansını dener.” önermeleri, bu faktörle yüksek katsayı ile ilişkilenmiş ve ona anlam vermiştir. 3. Psikolojik destek arama faktörü: “Çocuğu için psikolojik destek arar.” ve “Kendisi için psikolojik destek arar.” önermeleri bu faktörü oluşturmuştur. 4. Üzülme ve çalışma sistemini beğenmeme faktörü: “Üzülür.”, “Çocuğunun yeterince çalışmadığını düşünür.” ve “Çalışma sistemini değiştirir.” önermeleri de, bu faktörün belirleyicileri olarak ortaya çıkmıştır. 5. Dua etme ya da dershane değiştirme faktörü: Bu faktörde, “Dua etme gibi yolları dener.” önermesinin pozitif olarak, “Dershanesini değiştirir.” önermesinin de negatif olarak ilişkilenmesi ilginçtir. Bu durum, ya dua ederek manevi dünyaya sığınma ya da dershane değiştirerek pratik bir çözüm arama seçeneklerinin birbirleri ile ters orantılı olduğunu göstermektedir.

Bu süreçte annelerin yaşadığı en büyük sorun ve destek arama:
-    Annelerin dörtte biri fazla sorununun olmadığını ifade etmektedir. Yüzde otuz beşten fazlası ise, “Çocuk başarısız olursa, diye endişeleniyorum.” ve “Stres ve psikolojik baskı yaşıyorum.” demektedir. “Çocuğun çalışma düzeni ve motivasyonu yeterli değil.” Diyenler % 17, “Çocuğuma yardımcı olamıyorum, zaman ayıramıyorum, yeterince iletişim kuramıyorum.” diyenler % 12 civarındadır. 
-    Çocuğunun üniversite giriş sınavına hazırlanmakta olduğu bu dönemde, annelerin hepsine bu konularda uzman kişilerin yardımcı olmasını isteyip istemediği sorulmuştur. Bu soruyu yanıtlayan annelerin neredeyse dörtte üçü bu anlamdaki bir yardımı isteyeceğini belirtmiştir. Beşte biri desteğin nasıl olabileceğine ilişkin fikir sahibi değildir. Yarısı dershanede rehber öğretmenden yardım almak istediğini, diğerleri de birebir ya da seminer şeklinde eğitimi tercih ettiğini belirtmiştir.
-    Annelerin endişe puanı arttıkça, uzman yardımı isteme eğilimi de artmaktadır. İstatistikî olarak anlamlı olmamakla birlikte, varsıllık puanı, annenin yaşı ve çocuğun çalışmasına verilen puan arttıkça uzman yardımı istememe eğilimi ortaya çıkmaktadır. Annenin eğitimi, evdeki kişi sayısı arttıkça ve öğrencinin cinsiyeti kız ve anne çalışıyor ise, uzman yardımı isteme eğilimi artmaktadır.

Araştırman süreci ve sonuçlar dikkate alındığında aşağıdaki öneriler ortaya çıkmaktadır:
1.    Bu konuda daha büyük/temsil edici örneklemle ve farklı dershanelerde araştırmaların yapılması yararlı olacaktır. Ayrıca, annelerin bir kısmının rehber öğretmenlerle görüşme yapmaktan kaçınması, bu anlamdaki araştırmaların, rehber öğretmenler-dershane kanalından farklı bir kanalla yapılması gereğini akla getirmektedir. Niceliksel veri toplama, mutlaka niteliksel yaklaşımlarla da desteklenmelidir. Önemli bir diğer nokta da, bu araştırmaların annelerle sınırlı bırakılmamasıdır. Babalarla ve öğrencilerle de yapılmalıdır.

2.    Bilgi ve enformatiğe yeni ekonomik sistem göz önüne alındığında, bilgi, beceri ve mesleklerin hızla değiştiği ve çalışma yaşamları boyunca kişilerin birçok farklı işte çalıştıkları gözlemlenmektedir. Öğrencilerin ve ailelerinin bu anlamda olası yeni alanlara/mesleklere açık olmaları önemlidir. Bu yönde bilgilendirilmelidirler

3.    Endişe azaltıcı programlar geliştirilirken özellikle endişeli, eğitimi düşük ve fakir, çalışan annelerle kız annelerine yoğunlaşılmalıdır.

TEŞEKKÜR
Bu araştırmanın hayata geçirilmesi konusunda her türlü destek veren T. C. Maltepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti ve Rektörlüğü’ne; Final Dergisi Dershanesi Müdürlerinden Sayın Refik KOÇAK’a ve Kadıköy, Maltepe ve Ümraniye Şubelerinde verilerin toplanması aşamasında emeği geçen rehber öğretmenlere, bizimle duygu ve düşüncelerini paylaşan 416 anneye teşekkür ederiz.

KAYNAKLAR

Çelen, H. N. 2007. “Ergenlik ve Genç Yetişkinlik: Bir Dönüşüm Süreci” 145-148 İstanbul Papatya Yayınları. ?? hangi kitap, hangi dergi?

Çelen, H. N. 2006. “Parental Control Mechanisms and their relation to Identity Styles of Turkish Adolescents” XI Conference of EARA . ?? hangi tarih, nerede? Kitap olarak basıldı mı?

Çelen, H. N. 2000. “İpotekli kimlik gelişiminde bilişsel ve psikososyal engeller”  3P dergisi, 2(3), 23-29.

Celen, H. N. H.; Cok, F.; Bosma, H. 2006. ”Perceptions of decisional autonomy of Turkish adolescents and their parents” PaidéiaCadernos de psicologia e EducaÇau1 6, 35.

Celen, H. N; Cok, F; Honess,T; Bosma, H. 1998. “Confict Patterns of Adolescence in different Countries” Ankara Universty (ÇOKAUM) Workshop. ?? hangi tarih, nerede? Kitap olarak basıldı mı?

Erkan, S. 1991. ” Sınav kaygısının öğrenci seçme sınavı başarısı ile ilişkisi” Yayınlanmamış doktora tezi. A.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Eşme, İ.; A. Temel ve F. Susar. 2004. “Eğitim Araştırması: Öğrenciler Eğitim için ne Düşünüyor?” T. C. Maltepe Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Yayını.

İmamoglu, E. O. 1997. “An interdependence modal of human development” in Ç. Kagitcibasi (Ed. Growth and Progress in Cross Cultural Psychology)  138-145  Lisse Netherlands. Swets & Zeitlinger.

Kağıtçıbaşı, C. 1996. Family and Human Development Across Cultures NJ Lawrence ErlBaum Association.

Steinberg, L., Elmen, J.; and Mouness, N. 1989. “Authoritative parenting, psycho-social maturitiy, and academic success among adolescents” Child Development . 60, 1424–1436. (Metin içinde 1997?)

Yıldırım, İ. 2007. “Üniversite Seçme Sınavına Hazırlanan Türk Öğrencilerde Depresyon, Sınav Kaygısı ve Sosyal Destek” Eurasian Journal of Educational Research. No: 29, pp. 171-184.

 
EK
T. C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ İNSAN VE TOPLUM BİLİMLERİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ VE FİNAL DERGİSİ DERSANESİ
ÜNİVERSİTE GİRİŞ SINAVINA HAZIRLANAN ÖĞRENCİLERİN ANNELERİNE İLİŞKİN 
GENEL DEĞERLENDİRME, İstanbul, 2008 Mart-Nisan

Sayın anne, bu çalışma Maltepe Üniversitesi Araştırma merkezinden araştırmacılarla dershanemizin işbirliği içinde yürütülmektedir. Çocuğunuzun sınava hazırlandığı bu dönemde yaşadığınız sorunları ortaya koyarak sizlere yardımcı olabilmek amacı ile hazırlanmıştır. Katkılarınız için şimdiden çok teşekkür ederiz.

Görüşülen Annenin 
Adı ve Soyadı: (İstemiyorsa yazmayınız.)
Adresi: (İstemiyorsa yazmayınız. Yalnızca oturduğu mahalleyi yazınız.)
Tanıtım Numarası:

Öğrencinin dershanedeki sınıfı ve düzeyi:    Görüşen rehber öğretmen:
Bilgi alma şekli: 1. Yüzyüze görüşme
                                  2. Kendi kendine yanıtlama
Görüşmenin yapıldığı tarih:
Görüşmenin yapıldığı şube: 
                             1. Kadıköy, 2. Maltepe, 3. Ümraniye

A. AİLEYE İLİŞKİN BİLGİLER:

1.    Evinizde yaşayan kişileri, sizden başlayarak birer birer tanıyalım: (Sınava girecek öğrenci işaretlenecek.)
Size yakınlığı     Cinsi-yeti    Doğum tarihi    Eğitim durumu (Hangi okulu bitirdiği; çocuklar için: Hangi okulda ve kaçıncı sınıfta olduğu; okul çağında olup da okula gitmiyorsa nedeni)    Mesleği    Yaptığı İş
Kendisi                    
                    
                    
                    
                    
                    
                    
                    
                    
                    
 
2.    Evinizde/ailenizde aşağıda bulunan eşyalardan hangisi bulunmaktadır?

    Yok    Var    Sayısı    Modeli    Yılı    
Otomobil                        
Bilgisayar                        
Plazma TV                        
Bulaşık makinesi                        
Otomatik çamaşır makinesi                        
Kamera                        

3.    Oturduğunuz ev kira mı, yoksa kendinize mi ait?
a.    Aileye ait
b.    Kira
c.    Diğer (Lütfen belirtiniz.)………………

B. ÖĞRENCİYE İLİŞKİN BİLGİLER:

4.    Üniversite giriş sınavına hazırlanmakta olan çocuğunuzun branşı nedir?
1.    Fen-Matematik
2.    Sosyal
3.    Dil
4.    Türkçe-Matematik 
5.    Meslek lisesi
6.    Diğer, lütfen belirtiniz……………….

5.    Üniversite giriş sınavına hazırlanmakta olan çocuğunuz, aynı sınava daha önce girdi mi? Kaç kez?  ……..

6.    Üniversite giriş sınavına hazırlanmakta olan çocuğunuz, hangi bölümde üniversite eğitimi almayı istiyor? Öncelik sırasına göre, birinciden başlayarak belirtiniz.
1.    …………………………………..
2.    …………………………………..
3.    …………………………………..

7.    Üniversite giriş sınavına hazırlanmakta olan çocuğunuz, en çok hangi şehirde, hangi üniversiteyi tercih etmeyi istiyor?
Şehir: ……………..
            Üniversite: ………………….

8.    Size göre oğlunuz/kızınız yeterince çalışıyor mu? Çocuğunuzun, üniversiteye girmek üzere çalışmasına 10 puan üstünden kaç puan verirsiniz?

 

C. ÜNİVERSİTE/FAKÜLTE/BÖLÜM TERCİH LİSTESİ HAZIRLAMAYA İLİŞKİN BİLGİLER:

9.    Üniversite giriş sınavına hazırlanmakta olan çocuğunuz, üniversite/fakülte/bölüm tercihi sıralaması yaparken neleri dikkate alacaksınız? Lütfen şimdi söyleyeceğim her bir cümleye “evet”, “bilmiyorum, fikrim yok” ya da “hayır” şeklinde cevap veriniz.

    Evet    Bilmiyorum, kararsızım    Hayır    (Gerekiyorsa, açıklama yaptırınız ve not ediniz.)
Devam etmekte olduğu dershanenin önerilerini dikkate alacağım.                
Çocuğumun yeteneklerini göz önüne alacağım.                
Dershane dışında, bu işi bilen birilerine danışacağım.                
En çabuk şekilde para kazanabileceği bir mesleğe yöneltmek istiyorum.                
Çocuğumun benim istediğim bir meslek sahibi olması için çaba göstereceğim.                
Benim olmak isteyip de olamadığım bir mesleğe, çocuğumun sahip olması için çaba göstereceğim.                
Babasının ya da benim işimi devam ettirecek mesleğe yönelmesi için çaba göstereceğim.                
Çocuğumun gözde mesleklerden birine sahip olması için çaba göstereceğim.

                Size göre gözde meslekler hangileridir?
Çocuğumu yönlendirmek üzere, çağın gereği yeni meslekleri tanımaya çalışacağım.

                Size göre çağın gereği olarak yeni meslekler hangileridir?
Devam edeceği bölüm değil, üniversite önemlidir. Üniversitenin seçilmesine öncelik vereceğim.                
Devam edeceği bölüm/üniversite değil, yaşayacağı kent önemlidir. Kentin seçilmesine öncelik vereceğim.                
Seçme sorumluluğunu çocuğa bırakacağım.                
Diğer (Lütfen belirtiniz.)

                

D. ANNENİN BU SÜRECİ NASIL YAŞADIĞINA İLİŞKİN BİLGİLER:

10.    Çocuğunuzun üniversite giriş sınavına hazırlanmakta olduğu bu dönemde, şimdi sözünü edeceğim durumlarla karşılaşıyor musunuz? Lütfen her bir durum için, “evet”, “bilmiyorum, fikrim yok” ya da “hayır” şeklinde cevap veriniz. 
    Evet    Bilmiyorum, kararsızım    Hayır    (Gerekiyorsa, açıklama yaptırınız ve not ediniz.)
Kimi zaman kalp atışlarımın arttığını hissediyorum.                
Zaman zaman tansiyonum yükseliyor.                
Kolestrolum yükseldi.                
Sık sık sinirleniyorum.                
Kimi zaman çok çaresiz hissediyorum.                
Zaman zaman içime kapanıyorum.                
Eşimle aramın, eskisi gibi olmadığını düşünüyorum.                
Öfke nöbetlerine kapıldığım oluyor.                
Diğer çocuklarımla da sağlıklı iletişim kuramıyorum.                
Arkadaşlarımla daha az görüşür oldum.                
Dikkatimi belli bir konuya uzun süre yoğunlaştıramıyorum.                
                
Diğer (Lütfen belirtiniz.)

                

E. ÇOCUK ÜNİVERSİTEYİ KAZANIRSA, ANNENİN DUYGULARININ NASIL OLACAĞINA İLİŞKİN BİLGİLER:

11.    Çocuğunuzun üniversiteye giriş sınavını kazandığını varsayalım. Bu durumda neler hissedeceğinizi düşünüyorsunuz? Lütfen şimdi sözünü edeceğim her bir durum için fikrinizi , “evet”, “bilmiyorum, fikrim yok” ya da “hayır” şeklinde belirtiniz. 
    Evet    Bilmiyorum, kararsızım    Hayır    (Gerekiyorsa, açıklama yaptırınız ve not ediniz.)
Endişelerim azalacak.                
Endişelerim çoğalacak, bu defa da barınma sorunlarını nasıl halledeceğini düşüneceğim.                
Endişelerim çoğalacak, ev ve şehir değiştirme ile ilgili endişelerim olacak.                
Endişelerim çoğalacak, “çocuğumun yeni arkadaşları kimler olacak?” diye endişeleneceğim.                 
Endişelerim çoğalacak, “çocuğum ya sorumluluk almazsa” diye endişeleneceğim.                
Endişelerim çoğalacak, “çocuğumun başına ya bir şey gelirse!” diye endişeleneceğim.                
Endişelerim çoğalacak, “kazandığı bölüm, onun beceri ve yeteneklerine uygun değilse!” diye endişeleneceğim.                
Diğer (Lütfen belirtiniz.)

                
F. ÇOCUK ÜNİVERSİTEYİ KAZANAMAZSA, BİR ANNENİN DUYGULARININ NASIL OLACAĞINA İLİŞKİN BİLGİLER:

12.    Peki, şimdi bir de, çocuğu üniversiteye giriş sınavını kazanamayan bir anneyi düşünelim. Bir annenin bu durumda neler hissedeceğinizi düşünürsünüz? Lütfen şimdi sözünü edeceğim her bir durum için fikrinizi , “evet”, “bilmiyorum, fikrim yok” ya da “hayır” şeklinde belirtiniz.

    Evet    Bilmiyorum, kararsızım    Hayır    Gerekiyorsa, açıklama yapılacak.
Çocuğunun geleceği için kaygı duyar.
                
Çocuğu ile durumu açıkça paylaşır.
                
Üzülür.
                
Sınav sistemini geliştirenlere öfke duyar.
                
Dershanedeki öğretmenlere öfke duyar.
                
Çocuğunun yeterince çalışmadığını düşünür.                
Arkadaşlarıyla/yakınlarıyla durumu paylaşamaz.                
Kazanan çocukların ailelerini kıskanır.
                
Başka ülkelerde şanslarını denemek üzere harekete geçer.                
İstediği şeylerden mahrum bırakarak çocuğunu cezalandırır.                 
Fiziksel şiddet uygulayarak çocuğunu cezalandırır.                  
Onunla iletişimini keserek çocuğunu cezalandırır.                 
Çocuğu için psikolojik destek arar.
                
Çocuğun sınavı kazanamamasına değil, çocuğun üzülmesine üzülür.                
Dua etmek, mum yakmak gibi yollarla, Allah’tan yardım ister.                
Dershanesini değiştirir.
                
Çalışma sisteminin değişmesini sağlar.
                
Kendisi için psikolojik destek arar.
                
Diğer (Lütfen belirtiniz.)

                

G. ANNEYE DESTEK OLABİLECEK MEKANİZMALAR:
13.    Çocuğunuzun üniversite giriş sınavına hazırlanmakta olduğu bu dönemde, bir anne olarak yaşadığınız/yaşamakta olduğunuz en büyük sorun nedir? Biraz anlatır mısınız?
…………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………

14.    Çocuğunuzun üniversite giriş sınavına hazırlanmakta olduğu bu dönemde, size bu konularda uzman kişilerin yardımcı olmalarını ister misiniz? 
1.    Hayır, istemem.
2.    İsterim.
3.    Böyle bir yardım olabileceğini hiç bilmiyordum ama istemem. (Görüşmenin sonunda açıklama yapın.)
4.    Böyle bir yardım olabileceğini hiç bilmiyordum. Elbette isterim.
(Görüşmenin sonunda açıklama yapın.)
5.    Diğer, lütfen belirtiniz……………….

15.    Bu anlamda, nasıl bir destek düşünürsünüz? Kimler tarafından ve nerede olmalı? Lütfen belirtiniz.
…………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………

Açıklayıcı Notlar:

Destekler:

1.    Annelere sınav süreci ve sistemi, meslek seçiminde ayrıntılı bilgiler verilmesi.
2.    Annelerin kaygılarını azaltmak üzere grup çalışmaları yapılması, problemin ortak olduğunun anlatılması ve yaşanan/yaşanabilecek problemlerin paylaşılması ve üstesinden gelmek için çözüm yollarının aktarılması.

T. C. Maltepe Üniversitesi
İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi

ÜNİVERSİTE GİRİŞ SINAVINA HAZIRLANAN ÖĞRENCİLERİN
ANNELERİNE İLİŞKİN GENEL DEĞERLENDİRME: 
İstanbul’da bir Dershanede Yapılan Çalışma, 2008

Belma T. AKŞİT 
Bahattin AKŞİT 
Nermin ÇELEN 
Fatma KÖKMEN

Mayıs 2008
İstanbul

ÜNİVERSİTE GİRİŞ SINAVINA HAZIRLANAN ÖĞRENCİLERİN
ANNELERİNE İLİŞKİN GENEL DEĞERLENDİRME

İÇİNDEKİLER

                Sayfa

GİRİŞ …………………………………………………………………………….
    1
İLGİLİ ÇALIŞMALAR ………………………………………………………….
    1
METODOLOJİ …………………………………………………………………..
Projeyi destekleyen kurumlar
Araştırmanın yapıldığı kurumlar
Araştırma verilerinin toplanması ve değerlendirilmesi ile ilgili bilgi
Araştırma sırasında karşılaşılan güçlükler, etik sorunlar ve çözüm yolları
    2
2
2
2
3
BULGULAR ……………………………………………………………………..
    4
I.    ARAŞTIRMAYA KATILAN ANNELERİN VE AİLELERİNİN ÖZELLİKLERİ …………………………………………………………..
    
4
II.    ÖĞRENCİLERE İLİŞKİN BULGULAR ………………………………    7
III.    ÜNİVERSİTE/FAKÜLTE/BÖLÜM TERCİH LİSTESİ HAZIRLAMAYA İLİŞKİN BULGULAR ………………………………
    
12
IV.    ANNENİN BU SÜRECİ NASIL YAŞADIĞINA İLİŞKİN BULGULAR    14
V.    ÇOCUK ÜNİVERSİTEYİ KAZANIRSA, ANNENİN DUYGULARININ NASIL OLACAĞINA İLİŞKİN BULGULAR …….
    
16
VI.    ÇOCUK ÜNİVERSİTEYİ KAZANAMAZSA, BİR ANNENİN DUYGULARININ NASIL OLACAĞINA İLİŞKİN BULGULAR ……
    
20
VII.    YAŞANAN SORUNLAR VE ANNEYE DESTEK OLABİLECEK MEKANİZMALARLA İLGİLİ BULGULAR  ………………………….
    
24
SONUÇ VE ÖNERİLER  ……………………………………………………….
    26
TEŞEKKÜR  …………………………………………………………………….
    28
KAYNAKLAR …………………………………………………………………...
    29
EKLER: Anket Formu ………………………………………………………….
    30

TABLOLARIN LİSTESİ

Tablo No    Tablo Adı    Sayfa

1    Araştırmaya katılan anneler ve ailelere ilişkin özellikler (ÖZET TABLO)
    4
2    Araştırmaya katılan annelerin sahip olunan eşyaya ilişkin verdikleri bilgiler
    6
3    Araştırmaya katılan annelerin çocuklarının (öğrencilerin) özellikleri (ÖZET TABLO)    8
4    Öğrencinin cinsiyeti ile devlet/vakıf üniversite tercihi arasındaki ilişki
    9
5    Annenin yaşı ile devlet/vakıf üniversite tercihi arasındaki ilişki
    9
6    Babanın yaşı ile devlet/vakıf üniversite tercihi arasındaki ilişki
    9
7    Annenin eğitimi ile devlet/vakıf üniversite tercihi arasındaki ilişki
    10
8    Babanın eğitimi ile devlet/vakıf üniversite tercihi arasındaki ilişki
    10
9    Öğrencinin sınava giriş sayısı ile devlet/vakıf üniversite tercihi arasındaki ilişki
    11
10    Araştırmaya katılan annelerin tercih listesi hazırlamaya ilişkin yaklaşımları (ÖZET TABLO)    12
11    Evde yaşayanların sayısı ile gözde meslekleri tercih etme değişkenleri arasındaki ilişki      13
12    Ailenin varsıllık puanı ile yeni meslekleri tanımaya çalışma yaklaşımı arasındaki ilişki      14
13    Araştırmaya katılan annelerin bu süreci nasıl yaşadıklarına ilişkin yanıtları (ÖZET TABLO)    14
14    Araştırmaya katılan annelerin toplam endişe (endişe) puanı
    15
15    Ailenin varsıllık puanı ile annenin endişe puanı arasındaki ilişki  
    16
16    Araştırmaya katılan annelerin, çocukları üniversiteyi kazandıklarında ne tür duygular yaşayacaklarına ilişkin yanıtları (ÖZET TABLO)    16
17    Evde yaşayanların sayısı ile “çocuğumun başına ya bir şey gelirse diye endişelenme” değişkenleri arasındaki ilişki      17
18    Öğrencinin cinsiyeti ile çocuğunun başına bir şey gelme endişesi arasındaki ilişki    18
19    Anne eğitimi ile çocuğunun başına bir şey gelme endişesi arasındaki ilişki  
    18
20    Annenin yaşı ile çocuğunun başına bir şey gelirse diye endişelenme değişkenlerinin arasındaki ilişki    19
21    Annenin çalışma durumu ile çocuğunun başına bir şey gelirse diye endişelenme değişkenlerinin arasındaki ilişki      19
22    Öğrencinin sınava giriş sayısı ile çocuğunun başına bir şey gelirse diye endişelenme değişkenlerinin arasındaki ilişki      19
23    Araştırmaya katılan annelerin, çocuğu üniversiteyi kazanamayan annelerin nasıl hissedeceklerine ilişkin yanıtları (ÖZET TABLO)    20
24    Araştırmaya katılan annelerin, çocuğu üniversiteyi kazanamayan annelerin nasıl hissedeceklerine ilişkin yanıtları (FAKTÖR ANALİZİ)    23
25    Araştırmaya katılan annelerin, bu süreçte bir anne olarak yaşadıkları en büyük sorun    24
26    Araştırmaya katılan annelerin, bir uzman yardımı isteyip/istememeleri ile bazı değişkenlerin ilişkisi (REGRESYON ANALİZİ SONUÇLARI)    25

GRAFİKLERİN LİSTESİ

Grafik No    Grafik Adı    Sayfa
1    Annenin eğitimi    5
2    Babanın eğitimi    5
3    Evde yaşayan kişi sayısı    6
4    Varsıllık puanı dağılımı    7
5    Öğrencilerin devam ettikleri şubeler    7
6    Annelerin öğrencilerin çalışmasına verdiği puanlar    11
7    Annelerin toplam endişe puanlarının dağılımı    15
8    “Üniversiteye giriş sınavını kazanırsa, endişelerim azalır.”    17
9    Çocuğu için psikolojik destek arar.      21
10    Kendisi için psikolojik destek arar.    21
11    Çalışma sistemini değiştirir.    22
12    Dua etme gibi yollar dener.    22